Cigna Finan Hemen Bilgi Al

Yarım Saat Koşmanın Vücutta Yarattığı İnanılmaz Etkiler

HAREKET ET07 Haziran 2017

Yıllara meydan okuyarak yaşlanmak için günün sadece belli bir kısmını ayırmanız yeter. Günün bu kısmında koşmaya ne dersiniz? Çünkü koşmanın yararları say say bitmiyor. Güçlü ve enerjik hissetmek, stres seviyesini azaltmak, dengeyi kuvvetlendirmek, fazla kilolardan kurtulmak, konsantrasyonu maksimuma çıkarmak için bire bir olan koşma, hayal edebileceğinizden çok daha etkili bir spor. Peki koşarken vücutta neler oluyor öğrenmek ister misiniz?

Koşmaya Başladıktan Birkaç Saniye Sonra

Koşmaya başlar başlamaz kaslar vücudun gün içinde tüketilen yiyeceklerden aldığı enerjiyi kullanmaya başlar. Başlarda hissedilen yoğun enerjinin kaynağı bu. Daha bu ilk saniyelerden itibaren bedene yayılan hissi keşfettikten sonra siz de koşmanın büyüsüne kapılacaksınız.

İlk Bir Buçuk Dakikada

koşmak

Vücuttaki enerjinin serbest kalmasıyla birlikte hücreler kaslarda depolanan glikojeni yavaş yavaş parçalamaya başlar. Hücreler glikoz ihtiyacını doğrudan kandan da alabilir. İşte bu yüzden koşmanın yararları arasında yüksek kan şekerini düşürmek de var. Ayrıca ilk bir buçuk dakikada vücut fazla glikozu hızla emer ve yavaş yavaş kaslarda laktik asit salgılanır.

İlerleyen Dakikalarda

koşu

Kalp atışı ve kan akışının yanı sıra nefes alıp verişler hızlanır. Çünkü glikozu en verimli şekilde kullanmak için kas hücreleri daha fazla oksijene ihtiyaç duyar. Eğer büyük adımlarla koşuyorsanız başta kalça, bacak ve karın kasları olmak üzere bedendeki neredeyse her kas aktif olarak çalışmaya başlar. Yağlar da dahil olmak üzere hızla kalori yakımına başlanır. Ortalama boy ve kiloda olan birinin koşarken 10 dakikada 100 kalori yaktığını biliyor muydunuz?

Bu safhada ayrıca vücut sıcaklığı hızla yükselmeye başlar. Ter bezleri vücut dengesini korumak ve aşırı ısınmayı önlemek için var gücüyle çalışır. Hal böyle olunca siz de terleyerek toksinlerden kurtulursunuz. İşte koşmanın yararlarından biri daha!

10. Dakika

koşma süresi

Vücut yağ ve glikoz yakmaya, oksijen ihtiyacını gidermeye devam ederken siz de kendinizi çok daha güçlü hissedersiniz. Ancak yorulduysanız ve koşmaya devam edemiyorsanız vücudunuzun ihtiyacı olan enerji sağlanamıyor demektir. Hal böyle olunca oksijeni yeteri hızda alamazsınız ve laktik asit birikmeye başlar. Bu da kendinizi yorgun ve bitkin hissetmenize neden olur.

30. Dakika

koşu süresi

Tebrikler, bitiş çizgisi! Şu an koşmayı bırakıp yürümeye başlayarak nefes alıp verişinizi normale döndürmeye başlayın. Egzersizin sonunda enerji dolu hissederseniz sakın şaşırmayın... Ayrıca bu son aşamada dopamin düzeyi arttığı için çok daha mutlu ve keyifli olacaksınız.

Gördüğünüz gibi 30 dakika da olsa koşmanın yararları anlattıkça bitmiyor. Yapılan araştırmalara göre her gün düzenli olarak koşanların başta kanser gibi ciddi sağlık problemleri olmak üzere pek çok hastalıktan korunduğu kanıtlanmıştır. Ancak yine de önlem almaktan zarar gelmez! Kansere İnat Yaşasın Hayat Sigortası yaptırmaya ne dersiniz? Bu güvence ile birlikte kendinizi ve sevdiklerinizi güvence altına alırken, Cigna Finans Ayrıcalıklar Kulübü’ne ücretsiz üye olabilir, sağlıklı bir hayat için şart olan pek çok destekleyici hizmetten size özel indirimlerle yararlanabilirsiniz.

 

Kansere İnat Yaşasın Hayat Hemen Başvur

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıyla ortaya çıkan ve özellikle ilerleyen yaşlarda hayat kalitesini oldukça düşüren Alzheimer, her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Hatalı beslenme, kronik hastalıklar, stres gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkan hastalığa dikkat çekmek için 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde farklı etkinlikler düzenleniyor. Yakın geçmişinizin belleklerinizden silinmesini önlemek adına Alzheirmer’dan korunmalısınız! Peki ama nasıl? İşte 8 adımda Alzheimer’dan korunmak için yapmanız gerekenler.

Hızlı Pişirmek Çözüm Değil!

Sağlıklı beslenmek adına tercih ettiğimiz sebzelerinizin, hızlı pişirme sonucunda bir anda vücudunuz için çok zehirli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sebzelerinizi mangal, barbekü ya da is ve duman altında pişirmek yerine ocağınızın altını kısarak hazırlamayı tercih edin. Böylelikle hem daha lezzetli besinler elde edebilir hem de Alzheimer’a neden olan hatalı beslenme biçimlerinden kurtulabilirsiniz.

Yemek Yaptığınız Kaplara Dikkat

Mutfakta Alzheimer’a neden olabilecek kadar tehlikeli bir diğer unsur da pişirme yaptığınız kaplardır. Bu kapların  üretiminde kullanılan kimyasal birçok madde, yoğun ısıda açığa çıkarak özellikle beyninizde hasara neden olan süreçleri tetikleyebilirler. Kimyasal içeren pişirme kapları yerine çelik, cam, porselen gibi daha doğal malzemelerden üretilenleri seçmeye çalışın.


Kilonuzu Kontrol Edin!

Birçok hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’da da kilo kontrolü son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar vücut ağırlığının artmasıyla doğru orantılı olarak Alzheimer görülme sıklığının da arttığını gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi Nöroloji Profesörü Paul Thompson’ın teorisine göre, aşırı kilolu kişilerde fazla yağ beyinde depolanıyor ve damarları daraltıyor… Bu durum da hastalığın görülme oranını artırıyor. Siz siz olun ideal kilonuzu yakalayın ve onu koruyun!

Diyabet ve Kalp Sağlığı Çok Önemli…

Toplum içerisinde çok sık görülen ve neredeyse tüm sağlık sohbetlerinin başını çeken diyabet ve kalp hastalıkları da listemizin bir sonraki sırasında yer alıyor. Çok sayıda bilimsel araştırma, diyabetin ve kalp hastalığının Alzheimer hastalığını doğrudan etkilediğini açıkça gösteriyor. Bir hastalığın önemli başka bir hastalığı tetiklemesini istemeyiz. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı bir yaşam programı sizi Alzheimer’den koruyacaktır.

Beyninizle İnatlaşın!

Beyninizi aktif bir şekilde kullanmak ve zaman zaman onu zorlamak da nörolojik hastalıkların en büyük düşmanlarından biri.  Beyniniz için ekstra mesai yapabilir, sürekli yeni bilgiler öğrenip onu dinamik hale sokabilirsiniz. Araştırmalara göre Alzheimer hastalığı beynini aktif tutmaya gayret eden kişilerde daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bol bol okumak, bir şeyler ezberlemek, bulmaca çözmek ve zihni meşgul edici uğraşlar edinmek işe yarayabilir.

Bol Bol Sosyalleşin

Ruhu dinlendirmek ve hayatın negatif etkilerinden kendinizi arındırmak, Alzheimer ile mücadelede önemli bir faktör. Bunun için de özellikle  sizi mutlu eden kişilerle bir araya gelmeniz, kendinizi daha keyifli hissedeceğiniz ortamlara girmeniz çok işe yarayacaktır. Kurslar, eğitimler gibi daha kalabalık ortamlarda bulunarak sosyalleşmek de çok faydalı olabilir.

Terlemeyi Önleyen Deodorantlardan Kaçının

Araştırmalara göre klasik deodorantların içerisindeki Aluminium Chlorohydrate, Aluminium Zirconium, Paraben vb. içeriklerin Alzheimer hastalığı ile doğrudan ilişkisi var. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda olduğu gibi siz de bu ürünlerin kullanımını azaltabilir ve daha doğal yollarla vücut bakımınızı yapabilirsiniz.

Belki De Kişiliğinizi Değiştirmeniz Gerekecek

Bazı kişilik özelliklerinin Alzheimer’a koruyucu etkisi çok güçlü bir bilimsel iddia. Hedefleri olan, bunlar için mücadele eden, daha çok gülen, mutlu olmaya çalışan bireylerin Alzheimer ile olan savaşta çok daha başarılı olduğu kabul ediliyor.  Siz de kişisel özelliklerinizi değiştirerek hayata daha pozitif bakmaya çalışın. Bu yolla belki de çok daha keyifli bir hayata da merhaba demiş olacaksınız.