Ana içeriğe atla

Çocuk

Şuan Çok Popüler

Yüksek Etkileşimli

Yazarların Gözdesi

Çocuğuna Sebze Yeme Alışkanlığını Nasıl Kazandırırsın?

Sebzeler... Senin için belki sofranın vazgeçilmezi, belki de çocukluğunda kaşık kaşık ağzına tıkıldığı için nefretle hatırladığın bir zorunluluk. Şimdi ebeveyn olarak karşında senin küçük halini andıran bir çocuk var ve aynı senin gibi brokoliden, pırasadan, ıspanaktan kaçıyor. “Ye biraz, bak çok faydalı” dediğinde suratını buruşturuyor. Tanıdık geldi değil mi? Merak etme, yalnız değilsin. Pek çok ebeveyn aynı yoldan geçiyor. Ama bu yol çıkmaz değil. Çocuğuna sebzeyi sevdirmenin, onu baskılamadan bu alışkanlığı kazandırmanın yolları var. Bu yazıda seninle hem bilimsel hem de deneyimsel yöntemlere dayanan etkili adımları paylaşacağım. İnatlaşmadan, korkutmadan, sevdirerek... Hazırsan başlayalım.

Önce Kendine Bak: Model Olmak Her Şeydir

ocuk, besin, beslenme, sağlık, sebze, yemek, alışkanlık

Sebze yemeyen birinin çocuğunun sebze sevmesini beklemek biraz hayalcilik olur. Çocuklar söylediklerinden çok gördüklerini taklit eder. Eğer sen tabakta sebzeleri itiyor, sofrada patates kızartması ve makarnayı tercih ediyorsan, çocuğun da bunu izliyor. Bu yüzden ilk adım, kendi yeme alışkanlıklarını gözden geçirmek olmalı.

Senin tabak düzenin, sofraya nasıl oturduğun, yemek yerken gösterdiğin keyif… Hepsi çocuğuna birer işaret gönderiyor. Brokoli yerken yüzünü buruşturursan, çocuğun bunu tehdit gibi algılar. Ama eğer sen tabağına renkli sebzeler doldurur ve “Bugün ıspanağı farklı pişirdim, çok hoşuma gitti” dersen, o zaman işler değişir. Çocuğun bunu oyuna çevirir. Çünkü senin gibi olmak ister. Dolayısıyla sebze yeme süreci önce sende başlıyor.

Zorlamak Yerine Merak Uyandırmalısın
“Sebze yemezsen hasta olursun” gibi cümleler kulağa mantıklı gelse de çocuk dünyasında tehdit olarak algılanır. Korku üzerine kurulan hiçbir alışkanlık kalıcı olmaz. Bu yüzden işin içine merakı ve keşfetmeyi katmalısın. Çocuğuna “Hadi bugün pazarda en yeşil sebzeyi bulalım” dersen, onu bir oyunun içine çekmiş olursun.

Sebzeleri tanıtmak için hikâyeler uydurabilirsin. Mesela “Havuç gözlerimizi keskinleştirir çünkü içinde süper kahraman A vitamini var” gibi yaratıcı açıklamalar çocuğun ilgisini çeker. Oyunla öğrenme, çocukların en güçlü öğrenme aracıdır. Eğer sen de bu yolu seçersen, ona sebzeyi öğretirken aslında birlikte kaliteli vakit geçirmiş olursun. Yemek zorunda olduğu bir şey değil; tanımak istediği bir şey olarak görmeye başlar.

Mutfakta Birlikte Zaman Geçirmelisin

ocuk, besin, beslenme, sağlık, sebze, yemek, alışkanlık

Bir çocuk yemeğin nasıl yapıldığını, hangi malzemelerle oluştuğunu gördüğünde ona karşı daha duyarlı olur. Mutfak, sadece yemek yapılan bir yer değil, aynı zamanda keşif alanıdır. Onu işin içine kat. Havuç doğrasın, bezelyeleri ayıklasın, tabağı süslesin. Yaptığı yemeği tatmak onun için bir ödül haline gelir.

Sebzeleri birlikte yıkamak, renklerini konuşmak, kokularını fark etmek... Tüm bu detaylar onun duygusal bağ kurmasına yardım eder. Seninle birlikte mutfağa giren bir çocuk, yemeği sahiplenir. “Bunu ben yaptım!” diyerek gururla tabağına uzanır. Hele ki kendi hazırladığı yemeği ailenin geri kalanı da beğenirse, sebzeyle arasında güçlü bir bağ kurulmuş olur.

Görsel Düzenlemelerle Sofraya Renk Katmalısın
Çocuklar için yemek sadece tat meselesi değildir; görünüm en az lezzet kadar önemlidir. Bu yüzden sebzeleri sunarken görselliğe özen göstermelisin. Tabaklar, renkli ve eğlenceli şekilde hazırlanabilir. Brokoliden minik ağaçlar, havuçlardan güneş ışıkları, domatesten gülen suratlar...

Sebzeleri bu şekilde sunmak, çocuğun ilgisini çeker. “Bunlar ne güzel şeyler!” diyerek tabağa yaklaşır. Zorla verilen bir brokoli yerine, eğlenceli bir tabakta sunulan sebze tabağı, onun için keşfedilmeyi bekleyen bir oyun alanı gibi görünür. Gerekirse kalıplar, şekilli bıçaklar, küçük tabak oyunları kullan. İlk adım görünüşte kazanılır.

Sebzeleri Tek Başına Değil, Kombinlerle Sunmalısın

ocuk, besin, beslenme, sağlık, sebze, yemek, alışkanlık

Pek çok çocuk sebzelerin acılığını, dokusunu ya da kokusunu sevmeyebilir. Bu durumda onu tek başına haşlanmış sebzelerle tanıştırmak iyi bir fikir olmayabilir. Bunun yerine sebzeleri diğer sevdiği yiyeceklerle birleştirerek sunabilirsin. Örneğin karnabahar graten, havuçlu köfte, sebzeli makarna gibi tarifler işini kolaylaştırır.

Böylece sebzeyi yavaş yavaş sofraya alıştırırsın. Tat duyusu zamanla evrim geçirir. Bugün domatesin kabuğunu sevmeyen çocuğun, üç ay sonra domatesli tost isteyebilir. O yüzden acele etmeden, onun damak zevkine saygı göstererek hareket etmelisin. Sabır burada çok önemli. Zorlamadan, deneme alanları açarak ilerlemek gerekir.

Tekrarın Gücüne İnanmalısın
Bir çocuk bir sebzeyi sevmiyor diye asla pes etme. Araştırmalar, yeni bir tadın kabul görmesi için en az 8-10 tekrar gerektiğini gösteriyor. Bu, sebzeyi her gün sunmak anlamına gelmez ama belirli aralıklarla tabağında yer vermek, o yiyeceğe aşinalık kazandırır.

İlk seferinde sadece dokunması bile yeterli olabilir. İkinci seferde koklar, üçüncüde bir parça alır. Zamanla bu küçük temaslar alışkanlığa dönüşür. Senin görevin, bu süreci sakin ve sabırlı şekilde yönetmek. Yemedi diye üzülme; tekrar tekrar sun ve olumlu tepkiler ver. “Tatmasan da sorun değil ama bugün yanına koydum” gibi yumuşak geçişler, onu baskı altında hissettirmeden yönlendirir.

Duygusal Bağ Kurmasına Yardımcı Olmalısın
Çocuklar yiyeceklerle sadece fiziksel değil, duygusal bağlar da kurarlar. Eğer bir yiyecek kötü bir deneyimle eşleşirse, o yiyecek uzun süre itici olabilir. Bu nedenle sofrada stresli anlar yaratmamalısın. “Yemezsen televizyon yok” gibi tehditler, sebzeyi bir ceza unsuruna dönüştürür.

Bunun yerine birlikte geçirdiğiniz olumlu yemek anılarını öne çıkarmalısın. Sofraya otururken onunla sohbet et, espriler yap, müzik aç. Yemek saatini keyifli bir zamana dönüştür. Bu şekilde çocuğun, sofrada yediği şeyleri olumlu duygularla eşleştirir. Sebzeyi değil, o anı hatırlar ve tekrar yaşamak ister.

Okul ve Arkadaş Faktörünü Göz Ardı Etmemelisin

ocuk, besin, beslenme, sağlık, sebze, yemek, alışkanlık

Çocuğun sadece evde değil, okulda ve arkadaş çevresinde de yeme alışkanlıkları kazanır. Eğer sınıf arkadaşları arasında sebzeyi seven bir çocuk varsa, onun etkisi büyüktür. Bu yüzden çocuğunun sosyal çevresini gözlemlemen önemli.

Çocukların birlikte yemek yediği ortamlarda, sebze içeren tarifler daha kolay kabul görür. Okul etkinlikleri, sınıf yemekleri, arkadaş ziyaretleri gibi ortamlarda ona sebzeyle karşılaşma fırsatları sunabilirsin. Hatta arkadaşlarını evine davet edip birlikte pizza yapabilir, sebzeleri birlikte seçmelerine izin verebilirsin. Grup dinamiği içinde yemek davranışları da olumlu yönde değişebilir.

Ödül Sistemiyle Değil, İçsel Motivasyonla İlerlemek
Sebze yediği için çocuğunu sürekli ödüllendirmek, uzun vadede ters tepebilir. Çünkü bu durumda sebze, sadece ödül alınan bir görev gibi görünür. “Yersen çikolata var” cümlesi, sebzeyi cazip değil, dayanılması gereken bir eziyet gibi gösterir.

Onun yerine içsel motivasyonu desteklemelisin. “Ne güzel kendin yedin!”, “Vücudun için çok faydalı bir şey yaptın” gibi olumlu cümleler, çocuğun kendi kararını takdir ettiğini hissettirir. Bu da özgüvenini geliştirir. Alışkanlıklar, dışsal ödüllerle değil, içsel farkındalıkla kalıcı olur. Çocuğunun başarısını kutla ama abartmadan, onu kendi kararlarıyla gururlanır hale getir.

Her Çocuk Farklı: Kendi Ritimlerine Saygı Duymalısın
Unutma ki her çocuğun damak zevki, gelişim hızı ve öğrenme tarzı farklıdır. Bir çocuk brokoliyi hemen severken, diğeri belki bir yıl boyunca yanaşmaz. Bu seni korkutmasın. Her çocuğun sebzeyle tanışma süreci kendine özgüdür. Senin görevin, onun bu ritmini kabul ederek destek olmak. Sabırla, anlayışla, sevgiyle... Onu kıyaslamadan, etiketlemeden, sadece eşlik ederek. Çünkü zorlamak değil, birlikte yürümek önemli. Sonunda göreceksin, o da sana “Anne/Baba ben salata istiyorum” dediğinde, tüm çabanın ne kadar anlamlı olduğunu anlayacaksın.
 

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
En Fazla 3 Tepki Verebilirsiniz

 

Kendinizi iyi hissettirecek kaliteli yaşam tavsiyeleri almak için kayıt olmak ister misiniz?

Kendinizi iyi hissettirecek kaliteli yaşam tavsiyeleri
almak için kayıt olmak ister misiniz?

Günümüzde ıslak mendiller, hızlı ve pratik bir temizlik aracı olarak sıklıkla tercih ediliyor.