Ruhuna İyi Gelecek Rotalar Dünyanın Keşif Listesindeki Yeni Durağı: Karadeniz Kıyıları
iyihisset
19 Ara 2025
Ege’nin ve Akdeniz’in kalabalığından uzak, doğanın sesini duyabileceğin yeni bir keşif seni bekliyor. Yeşilin bin bir tonuyla mavinin sonsuzluğunu bir araya getiren Karadeniz kıyıları şimdi dünyanın da gözdesi. 2026’nın keşfedilmeye değer rotaları arasında yer alan bu büyülü coğrafya, ruhuna iyi gelecek yeni bir yolculuğun kapılarını aralıyor.

Bu Seride Beraber Yola Çıkıyoruz
Yeni içerik serimiz “Ruhuna İyi Gelecek Rotalar” ile sana sadece görülmesi gereken yerleri değil; hissettiren, düşündüren ve ruhu besleyen deneyimleri de anlatacağız.
Doğanın sesine kulak vermek, bir manzaranın içine dalıp zamanın akışını unutmak, yeni kültürlerle tanışırken kendi iç sesimizi keşfetmek… İşte serinin çıkış noktası tam olarak bu.
Yolculuğumuz boyunca kültürün izlerini, doğanın şifasını ve keşfetmenin iyileştirici gücünü bir araya getiren rotaları senin için seçeceğiz. Her birinde hem başka bir hikâyeye hem de içsel bir yolculuğun kendine özgü hissine tanıklık edeceksin.
Ve bu yolculuğun ilk durağı, dünyanın da dikkatini çeken benzersiz bir coğrafya: Karadeniz kıyıları.

Dünyanın Keşfetmeye Hazır Olduğu Bir Güzellik
Karadeniz kıyıları artık yalnızca Türkiye için değil, dünya turizmi için de özel bir yere sahip. National Geographic’in “Best of the World 2026” listesine bu yıl Türkiye’den Karadeniz kıyıları da adını yazdırdı.
Kolay değil…
Ege ve Akdeniz’in tüm popülerliğine rağmen Karadeniz’in öne çıkması, bu bölgenin büyüleyici bir şeyler sunduğunu gösteriyor.
Aslında gerçekten de öyle.
Burası, dünyada aynı gün içinde hem dalga sörfü yapıp hem de dağlarda kayak yapabileceğin sayılı noktalarından biri.
Düşünsene…
Güne denizin kıyısında başlayıp, akşamüstü çam kokulu bir ormanda kayak yaparak bitiriyorsun. Az bulunan bir özgürlük hissi bu.

Yeşil ve Mavinin Birbirine Sarıldığı Bir Coğrafya
Karadeniz’e ayak bastığında fark ettiğin ilk şey, doğanın sesinin şehir gürültüsünü geride bırakması oluyor. Karadeniz sana tek bir manzara sunmakla kalmıyor; her adımda bambaşka bir dünya gösteriyor.
- Sisli yaylaların sabah sessizliği,
- Sarp kayalıkların denizle buluştuğu o güçlü görüntü,
- Dere boylarını saran çay tarlalarının kokusu,
- Köy evlerinin bacasından yükselen dumanlar,
- Kıyıya vuran dalgaların hiç durmayan ritmi…
İşte tüm bunlar bir araya geldiğinde Karadeniz’i Karadeniz yapan o his ortaya çıkıyor: doğanın seni içine alan, saran ve sakinleştiren sesi.
Ruhuna İyi Gelecek Duraklar
Karadeniz kıyılarında yol aldıkça her şehir sana bambaşka bir ruh hâli sunuyor. Birinde tarihle buluşuyor, diğerinde doğanın içine karışıyor, bir başkasında ise maceranın tam kalbine atılıyorsun.
Bu nedenle yolculuğun her durağı, kendine has bir hikâyeyle seni karşılıyor.

Samsun – Mavi Koylarda Sakinlik Hissi
Karadeniz kıyılarının en dingin yüzlerinden biridir Samsun. Uzun sahilleri, geniş kumsalları ve mavi tonlarının yumuşak geçişiyle denizin çağırdığı o sakinlik burada hemen hissediliyor. Dalgaların ritmi, şehrin temposundan uzaklaşıp kafa dinlemek isteyenler için ideal bir sakinlik sunuyor.
Samsun, insanın içini gereksiz kalabalıktan arındıran bir başlangıç duygusu veriyor.

Bartın – Ormanın Denize Eğildiği Yer
Bartın kıyılarında deniz ve orman öyle bir bütün oluyor ki gökyüzü bile geri çekilip yer açmak istermiş gibi görünüyor. Berrak koylarda ağaçların gölgesi suya doğru uzanıyor. Özellikle plajların etrafındaki doğa, şehrin dışına çıktığını değil tamamen başka bir hayata adım attığını hissettiriyor.

Trabzon – Tarihin Sesi, Doğanın Nefesi
Trabzon’un sokaklarında gezerken birdenbire zamanın akışının değiştiğini hissediyorsun. Tarihi dokunun korunduğu mahalleler, kıyıya bakan eski evler ve şehrin ritmini taşıyan kalabalık… Hepsi iç içe ama hiçbiri birbirini boğmuyor.
Şehri güzelleştiren şey sadece tarih değil, rüzgâr bile burada bir başka esiyor. Bir anlığına durup kıyıya bakmak, suyun üzerinde sürekli değişen ışığı izlemek bile huzur veriyor.
Ve evet… Burası aynı zamanda bir lezzet durağı da. Akçaabat köftesinin kokusu bile şehrin atmosferinin bir parçasını oluşturuyor.

Rize – Çay Kokulu Yamaçlarda Kendini Toparlama Hissi
Rize’de yeşil gerçekten bambaşka bir tonda.
Denizin hemen ardında yükselen yamaçlar, çay bahçeleriyle kaplanmış halde gökyüzüne doğru uzanıyor. Manzara değiştikçe insanın içindeki telaş da hafifleyip dağılıyor. Yamaçlardan bir bardak çay eşliğinde etrafa baktığında, şehrin ritmini değil doğanın kalp atışını duyuyorsun.
Burada zaman hızlanmıyor; tam tersine kendini toparlamak için alan açıyor.

Sümela Manastırı – Kayaların İçine Saklanan Bir Sessizlik
Dağların arasındaki kayalığın yüzünde göğe doğru yükselen bir yapı Sümela Manastırı. Manastıra yaklaştıkça hem doğanın gücünü hem de geçmişin bıraktığı derinliği hissediyorsun.
İçerideki fresklerin renkleri, dışarıdaki vadinin sessizliği, yüksekliğin yarattığı o hafif ürperti… Hepsi birleşip insanın kalbinde yumuşak bir yankı bırakıyor.
Burası “sessizliğin nasıl ses çıkardığını” deneyimleyebileceğin yerlerden biri.

Çambaşı – Denizden Uzaklaşmadan Kışla Buluşmak
Karadeniz deyince akla ilk olarak kış sporları gelmeyebilir ama Çambaşı bu algıyı tamamen değiştirecek yerlerden biri. Ağaçların arasında uzanan pistler, beyazın üzerinde yürüdükçe hafifleyen bir ruh hâli yaratıyor.
Kar havası temiz, dağlar sakin, kalabalık az…
Kışın en güzel hâlini gürültüsüz bir atmosferle deneyimlemek isteyenler için bulunmaz bir durak.

Ayder Yaylası & Fırtına Vadisi – Hareket Etmenin İyi Hissettirdiği Yer
Ayder’de gözünü açtığında hava tertemiz ve manzara tarifsiz oluyor. Aşırı bir çaba göstermeden bile kendini doğanın içinde buluyorsun.
Biraz hareket istersen Fırtına Vadisi bunun için ideal: zipline hattına uzanan ipler, rafting parkurunda çarpan suyun sesi, orman yürüyüşlerinde yüzüne vuran serin hava… Vadi boyunca uzanan o taş köprülerde kısa bir süre durduğunda ise bütün o hareket sanki bir anda yavaşlıyor, geriye sadece suyun sesi kalıyor.

Bir de Mutfağı Var ki…
Karadeniz kıyılarında aç kalman imkânsız çünkü her köşede ayrı bir lezzet seni çağırıyor.
Tereyağının mis gibi kokusuyla gelen kuymağını, sıcacık mısır ekmeğini, turşu kavurmasının kendine has lezzetini, Trabzon’un dillere destan köftesini görmezden gelmek pek mümkün değil. Yanına bir bardak Rize çayı da eklenince, manzarayla birleşen bu tatlar yolculuğu tamamlayan küçük mutluluklara dönüşüyor.
Bir de tabii ki taptaze deniz ürünleri… Hele hamsi, Karadeniz mutfağının en tanıdık yüzü.
Balık burada denizin ritmine göre pişiyor; masaya geliş hızı dalgaların sahile geliş hızıyla yarışıyor.

Bu Yolculuk Sadece Bir Seyahat Değil
Bu şehirler ve duraklar sadece gezilecek yerler değil; her biri insanın içini başka bir yerden yakalayan, benzersiz bir iz bırakan duraklar. Tam da “Ruhuna İyi Gelecek Rotalar” serisinin taşıdığı hissiyat gibi.
Karadeniz kıyıları, seni ritmini unuttuğun bir hayata çağırıyor; hazırsan yeni bir keşif başlıyor. Doğanın seni içine aldığı bu kıyılar, bir sonraki iyi hissetme hikâyeni yazman için seni bekliyor.
Yararlanılan Kaynaklar
- https://www.nationalgeographic.com/travel/article/best-of-the-world-2026
- https://trabzon.ktb.gov.tr/TR-407772/national-geographicten-karadeniz-kiyilarina-buyuk-ovgu.html
- https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=SML01&DistId=MRK
- https://kulturportali.gov.tr/turkiye/samsun/gezilecekyer/sahiller
- https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/bartin/genelbilgiler
- https://www.bizevdeyokuz.com/trabzon/
- https://ordu.ktb.gov.tr/TR-130415/cambasi-yaylasi---cambasi-kayak-merkezi-kabaduzordu.html
- https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/rize/gezilecekyer/ayder-yaylasi
- https://ayder.com.tr/lokasyon/firtina-vadisi/42?srsltid=AfmBOoqyKRFJfc9_-K0iFDAzbwmqomJXUtIjKgKmkTD4K8KJJIu5Pqvx
- https://kulturveyasam.com/karadeniz-kulturunu-anlatan-11-yoresel-lezzet/