Ana içeriğe atla

Şuan Çok Popüler

Yüksek Etkileşimli

Yazarların Gözdesi

Çocukların Duygularını Anlamak: Evde Küçük Empati Alıştırmaları

Süpermarkettesin. Belki sadece süt ve yumurta almak için girdin. Ancak reyonların arasında işler bir anda sarpa sardı. Çocuğun, o çok istediği ama senin "hayır" dediğin şekerleme için kendini yere attı. Çığlıklar, tepinmeler ve etraftaki insanların o yargılayıcı bakışları…

O an içinden geçenleri tahmin etmek zor değil: "Neden şimdi?", "Bunu bana neden yapıyor?", "Herkes benim kötü bir ebeveyn olduğumu düşünüyor."

Bu sahnede genellikle tek bir hedefe kilitleniriz: Ağlamayı durdurmak. Hemen. Ne pahasına olursa olsun. "Tamam al, yeter ki sus." deriz ya da "Bebek gibi ağlamayı kes!" diye sert çıkarız.

Peki, o an çocuğunun sana "inat" olsun diye değil, beyninin kelimenin tam anlamıyla "kilitlendiği" için böyle davrandığını ve aslında ihtiyacı olan şeyin susturulmak değil, sadece "anlaşılmak" olduğunu söylesek?

Ebeveynlik, çocuğa her istediğini vermek değildir. Ebeveynlik, o fırtınanın ortasında çocuğun yanında sağlam bir kaptan gibi durup, "Şu an dalgalar çok yüksek, korkuyorsun, biliyorum ama ben buradayım ve güvendesin." diyebilmektir. İşte buna empati diyoruz.

Gel, o minik bedenlerin içindeki kocaman duygu dünyasını nasıl anlayabileceğine ve evde uygulayabileceğin basit ama etkili bağ kurma tekniklerine yakından bakalım.

İnşaat Halindeki Bir Bina: Çocuğun Beyni

Çocuğunun duygularını anlamak için önce onun biyolojik donanımına, yani beynine kısa bir yolculuk yapmamız gerekiyor.

Yetişkin olarak bizler, beynimizin "prefrontal korteks" denen ön bölümünü kullanırız. Burası mantık, planlama, dürtü kontrolü ve duyguları düzenleme merkezidir. Yani beynimizin "CEO"su burada yer alır.

Ancak çocuklarda bu bölge hâlâ "inşaat halindedir" ve tam kapasiteyle çalışması yirmili yaşları bulur. Çocuklar, dünyayı daha çok beynin ilkel ve duygusal merkezi olan “amigdala" ile yaşarlar. Amigdala tehlikeyi sezer, korkuyu tetikler ve yoğun duyguları yönetir.

Bir çocuk kriz geçirdiğinde (buna tantrum denir), aslında beynin üst katı (mantık) ile alt katı (duygu) arasındaki merdivenler çökmüştür. O an ona "Mantıklı ol, ağlayacak ne var?" demek, boğulan birine "Yüzme prensiplerini hatırla!" diye bağırmaya benzer.

Empati, işte tam bu noktada devreye girer. Empati, o an çöken merdivenleri onaran ve çocuğun yeniden mantıklı düşünme katına çıkmasını sağlayan tek araçtır.

1. Egzersiz: "İsimlendir ki Ehlileştir" 

Duygular, çocuklar için korkutucu, soyut ve devasa dalgalar gibidir. İçlerinde volkan gibi patlayan o hissin ne olduğunu bilmezler. Sadece kötü hissederler ve bu hissi dışarı taşırırlar.

İşte bu anda yapabileceğin en güçlü hamle, yaşanan o duyguya bir isim vermektir. Gelişim psikolojisi uzmanları buna "İsimlendir ki ehlileştir" diyor.

Örneğin, oyuncağı kırıldığı için ağlayan çocuğuna "Ağlama, yenisini alırız." (duyguyu reddetme) demek yerine şunu söylemeyi deneyebilirsin: "Oyuncağın kırıldığı için çok üzgünsün. Onu seviyordun ve kırılması seni hayal kırıklığına uğrattı."Bu cümlenin etkisi şudur: Çocuğun sağ beynindeki o kaotik duyguya, sol beyniyle (dil ve mantık) bir etiket yapıştırırsın. Beyin, tanımlayabildiği şeyden korkmayı bırakır. Çocuk o an şunu hisseder: "Beni anladılar. Yanlış değilim. Sadece üzgünüm."

Evde Pratik: Buzdolabının üzerine bir duygu tablosu as. Mutlu, üzgün, kızgın, korkmuş, heyecanlı yüz ifadeleri olsun. Gün içinde, kriz anı olmasa bile, "Bugün okuldan geldiğinde omuzların düşüktü, biraz yorgun veya üzgün hissediyor olabilir misin?" diye sorarak onu duygusunu isimlendirmeye teşvik et.

2. Egzersiz: Göz Hizası ve Sessizliğin Gücü

Bir devin dünyasında yaşadığını hayal et. Herkes senden üç kat büyük, tüm kararları onlar veriyor ve sana sürekli yukarıdan bakarak komutlar yağdırıyorlar. Çocukların dünyası tam olarak böyledir.

Çocuğunla empati kurmak istediğinde, fiziksel olarak onun seviyesine inmek yapabileceğin en büyük saygı gösterisidir. Dizlerinin üzerine çök, göz temasını yakala. Bu, biyolojik olarak onun sinir sistemine "Seni tehdit etmiyorum, seni dinliyorum." mesajını gönderir.

Ve bazen… hiç konuşmamak gerekir.

Kriz anında nasihatler işe yaramaz. Çocuk o an kelimeleri duymak istemez, varlığı hissetmek ister.

Yanında dur. Sarıl (izin veriyorsa).

“Buradayım.” de.

Bu sessiz kabul, çocuğa şunu öğretir: "Duygularım korkutucu olabilir ama annem/babam onlardan korkmuyor. Beni bu hâlimle bile seviyorlar."

Bu, özgüvenin temel taşıdır.

3. Egzersiz: Aynalama (Mirroring) Tekniği

Empati, çocuğun hissettiği şeyi ona geri yansıtmaktır. Bu, papağan gibi tekrarlamak değil; duygunun özünü yakalamaktır.

Sen: “Yemeğini yemek istemiyorsun.”

Çocuk: “Hayır, iğrenç!”

Geleneksel Tepki: "Nimet o, iğrenç denmez, yiyeceksin."

Empatik Aynalama: "Brokolinin tadından hiç hoşlanmadın. Sana tadı kötü geldiği için yemekte zorlanıyorsun."

Aynalama yapıldığında, çocuk savunmaya geçmeyi bırakır. "Evet, tadını sevmedim." der ve sakinleşir. Bir kez anlaşıldığını hissettiğinde, iş birliğine çok daha açık hâle gelir.

Unutma, bir duygu "kabul edildiğinde" buharlaşır, "reddedildiğinde" katılaşır. Aynalama, o duyguyu buharlaştırma sanatıdır.

4. Egzersiz: Oyunla İyileşme

Çocukların dili kelimeler değil, oyundur. Bazen seninle konuşarak anlatamadıkları duyguları, oyun sırasında oyuncakları aracılığıyla dışa vururlar.

Evde küçük bir tiyatro kurmayı deneyebilirsin. Oyuncak ayısını ya da bebeğini konuşturup hikâyeyi sen başlat. Mesela şöyle diyebilirsin: "Ayıcık bugün parkta arkadaşı ona vurunca çok korkmuş. Sence ayıcık ne hissetmiştir? Kendini daha iyi hissetmesi için ne yapabilir?"

Bu "üçüncü şahıs" üzerinden konuşma tekniği, çocuğun kendi yaşadıklarını doğrudan anlatmak zorunda kalmadan işlemesine yardımcı olur. Çocuğun ayıcık için verdiği tavsiyeler, aslında çoğu zaman kendi ihtiyacını ele verir. Belki "Annesine sarılsın." belki de "Biraz yalnız kalsın." diyecek. Bu ipuçlarını fark et. Çünkü onlar, senin için çok değerli bir ebeveynlik haritası çizer.

 

Hata Yapmak da Empatiye Dahil: Tamir Etmek 

Bu satırları okurken içinden "Ben bunları her zaman yapamıyorum, bazen bağırıyorum." diye suçluluk geçiriyor olabilirsin. Önce derin bir nefes al ve rahatla. Şunu bilmek önemli: Hiçbir ebeveyn mükemmel değildir ve olmamalıdır da.

Aslında hata yapman ve sonrasında fark edip onarmaya çalışman, çocuğun için harika bir "empati dersidir".

Bağırdığın ya da haksızlık ettiğini düşündüğün bir anın ardından, sakinleşince çocuğunun yanına git ve şunu söylemeyi dene: "Az önce sana bağırdım. Bu doğru değildi. Seni korkuttuğum için özür dilerim. Bir dahaki sefere daha sakin kalmaya çalışacağım."

Bu basit ama samimi konuşma, çocuğa şunları öğretir:

  1. İnsanlar hata yapabilir.
  2. Hatalar telafi edilebilir.
  3. Annem/babam da duygularıyla baş etmeyi öğreniyor.

İlişkiyi güçlendiren şey hiç tartışmamak değil, tartışmadan sonra o bağı yeniden ve daha güçlü şekilde kurabilmektir.

Kriz Anları Fırtına Değil, Pusuladır

Çocuğunun o zorlu anları, ağlama krizleri, inatlaşmaları... Bunları senin gününü mahvetmeye çalışan birer "sorun" olarak görmek yerine, çocuğunun sana "Yardım et, baş edemiyorum!" diye sinyal gönderdiği birer çağrı olarak görmeye başlarsan her şey değişir.

Empati bir kas gibidir. İlk başta zorlanabilirsin ama her gün yapacağın küçük bir "isimlendirme" ve "göz hizasına inme" pratiği, evinizin havasını zamanla değiştirecektir.

Eviniz, duyguların bastırıldığı değil; yaşandığı, konuşulduğu ve güvenle kucaklandığı bir liman olsun. Çünkü anlaşılan bir çocuk, sadece daha sakin bir çocuk olmaz. İleride başkalarını da anlayabilen, vicdanlı ve güçlü bir yetişkine dönüşür.

Yolculuk uzun ama manzara buna değer.

Kaynakça

https://developingchild.harvard.edu/science/key-concepts/brain-architecture/

https://ebeveynakademisi.trtcocuk.net.tr/makale/cocuklarda-empati-gelisimi-15942696

https://psikolojiotantik.com/cocuklarda-empati/

 

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
En Fazla 3 Tepki Verebilirsiniz

 

Kendinizi iyi hissettirecek kaliteli yaşam tavsiyeleri almak için kayıt olmak ister misiniz?

Kendinizi iyi hissettirecek kaliteli yaşam tavsiyeleri
almak için kayıt olmak ister misiniz?

Günümüzde ıslak mendiller, hızlı ve pratik bir temizlik aracı olarak sıklıkla tercih ediliyor.