Ana içeriğe atla

Şuan Çok Popüler

Yüksek Etkileşimli

Yazarların Gözdesi

Ekran Süresi mi, Oyun Süresi mi? Dijital Çağda Çocukları Doğaya Yönlendirmek

Tabletlerin şarjı biter ama doğanın enerjisi asla tükenmez. Çocuklarını piksellerle dolu bir sanal dünyadan çıkarıp, toprağın, ağacın ve gökyüzünün eşsiz oyun alanına davet etmenin yollarını ve bunun bilimsel sebeplerini senin için derledik.

Akşam yemeğinden sonra evdeki manzarayı bir düşün: Muhtemelen oturma odasında garip bir sessizlik hâkim. Herkesin yüzü, elindeki cihazın yaydığı o soğuk mavi ışıkla aydınlanmış durumda. Çocuklar bir video oyununun içinde kaybolmuş, sen de belki maillerini kontrol ediyorsun.

Aslında fiziksel olarak bir aradasınız ama zihinsel olarak kilometrelerce uzaktasınız.

Dijital çağda ebeveyn olmak, şüphesiz ki zorlu bir denge sanatı. Teknolojiyi tamamen yasaklamak ne mümkün ne de mantıklı; sonuçta bugünün çocukları dijital bir dünyaya doğdular ve kendi dillerini bu araçlarla kuruyorlar.

Ancak "ekran süresi" terazide ağır basmaya başladığında, durup düşünmemiz gereken kritik bir soru var: Çocuklar gerçekten çocukluklarını yaşayabiliyor mu?

Yazar Richard Louv'un ortaya koyduğu "Doğa Yoksunluğu Sendromu" kavramı tam da bu kopuşu anlatıyor. Çocukların doğadan uzaklaşmasının, fiziksel sağlıkları, ruh halleri ve gelişim süreçleri üzerinde bıraktığı izler var ve güzel olan şu ki, bu izleri silmenin yolu senin küçük seçimlerinde saklı.

Peki, o parlak ekranların cazibesiyle bir ağaç kabuğunun dokusu nasıl yarışabilir? Gel, bilimin ışığında bu "yeşil reçete"nin gücüne yakından bakalım.

Neden Doğaya Dönmeliyiz? Bilim Ne Diyor?

Çocuğuna "Hadi dışarı çık" dediğinde gelen "Ama orada yapacak bir şey yok!" cevabı seni yıldırmasın. Çünkü dışarıda, hiçbir uygulamanın sunamayacağı kadar zengin bir gelişim dünyası var.

1. Göz Sağlığı ve Miyop Salgını

Son yıllarda çocuklar arasında gözlük kullanımının ne kadar arttığını fark ettin mi?

Amerikan Oftalmoloji Akademisi'ne göre, dünya genelinde miyop (uzağı görememe) oranlarında patlama yaşanıyor. Bunun tek sebebi genetik değil; en büyük suçlu, çocukların gün boyu yakındaki bir ekrana odaklanması ve yeterince gün ışığı almamaları.

Araştırmalar, çocukların günde en az 2 saatini dışarıda ve doğal gün ışığında geçirmesinin, miyop gelişme riskini önemli ölçüde azalttığını gösteriyor. Gözün sağlıklı gelişimi için yalnızca kapalı alan ışığı yeterli olmuyor; ufuk çizgisine bakmaya ve doğal ışığa ihtiyacı duyuluyor.

2. Dikkat Eksikliği ve "Yeşil Terapi"

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı alan çocukların sayısı artarken, doğa şaşırtıcı biçimde "ilaç" etkisi gösteriyor.

Illinois Üniversitesi'nde yapılan kapsamlı çalışmalar, "yeşil alanlarda" zaman geçiren çocukların odaklanma sürelerinin, kapalı alanlarda oynayanlara göre çok daha iyi olduğunu ortaya koyuyor. Doğanın sunduğu uyaranlar (kuş sesi, rüzgârın hışırtısı vb.), ekranların sunduğu hızlı ve yoğun uyaranların aksine zihni yormadan dinlendiriyor. Buna "Dikkat Onarıcı Teori" deniyor.

Yani çocuğun ders çalışırken odaklanamıyorsa çözüm onu odaya kapatmak değil, belki de önce yarım saat parka götürmektir.

Yapılandırılmamış Oyunun Gücü

Tablet oyunlarında kurallar bellidir: Tuşa basarsın, zıplarsın, puan toplarsın. Her şey bir algoritma tarafından önceden belirlenmiştir. Çocuğun sadece tüketici konumundadır. Oysa doğada "yapılandırılmamış oyun" vardır.

Bir ağaç dalı, bir çocuğun elinde kılıca, asaya ya da bir evin çatısına dönüşebilir. Bir taş, gizli bir hazine olabilir. Doğada çocuk, oyunun kurallarını kendisi yazar ve bu özgür oyun alanı; yaratıcılığı, problem çözme becerisini ve özgüveni, seviye atlanan bir video oyunundan çok daha fazla geliştirir.

Ayrıca doğada düşmek, kalkmak, bir yere tırmanmak çocuğa risk analizi yapmayı öğretir. Sanal dünyada "game over" olduğunda hemen yeniden başlarsın ama gerçek dünyada dizin kanadığında dikkatli olmayı öğrenirsin. Bu, paha biçilemez bir hayat dersidir.

Ekranla Savaşmadan Doğaya Yönlendirme Stratejileri

"Tamam, ikna oldum ama çocuğumu o tabletten nasıl ayıracağım?" dediğini duyar gibiyiz. İşte çatışma yaratmadan uygulayabileceğin stratejiler:

1. Mikro Maceralar Yarat

Çocuğunu doğaya çıkarmak için her hafta sonu kampa gitmene gerek yok. "Doğa" kavramını basitleştir. Arka bahçedeki karıncaları izlemek, parktaki farklı yaprak türlerini toplamak ya da yağmurdan sonraki toprak kokusunu içine çekmek bile bir başlangıçtır.

Küçük hedefler koy: "Bugün dışarıda 3 farklı böcek bulacağız" ya da "En ilginç şekilli taşı kim bulacak?" gibi oyunlaştırmalarla onların rekabetçi duygularını (ki video oyunları bunu çok iyi kullanır) doğaya kanalize et.

2. "Sıkılmasına" İzin Ver

Ebeveynler olarak çocuklarımızın her anını eğlenceli aktivitelerle doldurma zorunluluğu hissediyoruz. Oysa "sıkılmak", yaratıcılığın kıvılcımıdır.

Tableti elinden aldığında "Sıkıldım!" diye bağırabilir. Panik yapma. "Harika, bakalım bu sıkıntıyı geçirmek için hayal gücün ne bulacak?" de ve bekle. Başta direnç gösterecektir ama bir süre sonra odada bulduğu basit bir oyuncakla, boş bir kutuyla ya da yarattığı küçük bir düzenekle kendine yeni bir dünya kurmaya başlayacaktır.

3. Rol Model Ol: Sen Neredesin?

Çocuklar söylediklerimizden çok yaptıklarımızı örnek alırlar. Sen elinde telefonla koltukta otururken çocuğuna "Dışarı çık oyna" dersen, bu mesajın hiçbir inandırıcılığı olmaz.

Dijital detoksu ailece yapmak bu nedenle önemli.

"Ekransız Saatler" belirleyin. Yürüyüşe çıktığınızda telefonunu evde bırakabilir ya da sadece acil durumlar için çantanda taşıyabilirsin. Önemli olan, çocuğunun seni de doğadan keyif alırken görmesi. Bir çiçeği incelerken meraklanmanı, bir ağaca dokunurken heyecanlanmanı fark etmeli...

Uyku ve Mavi Işık Tuzağı

Doğaya çıkmanın bir diğer dolaylı faydası da uykudur. Ekranların yaydığı mavi ışık, uyku hormonu olan melatonin salgılanmasını baskılar.

Bütün gün ekran başında olan bir çocuğun biyolojik saati şaşar, uykuya dalmakta zorlanır ve sabah yorgun uyanır. Oysa gün boyu temiz hava almış, hareket etmiş ve fiziksel olarak yorulmuş (zihinsel yorgunluk değil, tatlı bir beden yorgunluğu) bir çocuk, yastığa başını koyduğu anda uykuya dalar. Büyüme hormonu en çok derin uykuda salgılanır.

Geleceğe Yatırım

Çocuğunun çocukluk anılarını düşün.

Yıllar sonra "O video oyununda ne kadar yüksek puan yapmıştım" diye mi hatırlamasını istersin, yoksa "Babamla/annemle o ağaca tırmandığımız günü asla unutmam" demesini mi?

Doğa çocuklara sabrı, döngüleri, yaşamı ve ölümü öğretir. Onlara dijital dünyanın sunamayacağı bir "bağlılık" hissi verir.

Bu hafta sonu için bir plan yap. Wi-Fi şifresini değil, güneşin doğuş saatini takip et. Şarj aletlerini evde bırak, sadece merak duygunu yanına al.

Çünkü doğa, en iyi güncellemesini binlerce yıldır hiç bozmadan sunmaya devam ediyor. Şimdi "bağlanma" sırası sizde ama internete değil, birbirinizle ve toprağın kendisiyle.

Kaynakça

  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
En Fazla 3 Tepki Verebilirsiniz

 

Kendinizi iyi hissettirecek kaliteli yaşam tavsiyeleri almak için kayıt olmak ister misiniz?

Kendinizi iyi hissettirecek kaliteli yaşam tavsiyeleri
almak için kayıt olmak ister misiniz?

Günümüzde ıslak mendiller, hızlı ve pratik bir temizlik aracı olarak sıklıkla tercih ediliyor.