Cigna Finan Hemen Bilgi Al

İş Yerinde Kolayca Yapılabilecek 7 Yoga Hareketi

HAREKET ET11 Mayıs 2017

işyerinde yoga

Yoğun ve yorucu bir iş gününde olduğunuzu düşünün. Yetiştirmeniz gereken bir sunum var, yöneticiniz bir yandan haftalık raporunuz için bastırıyor, ay bitmek üzere ve kapanması gereken satışlar var, hedeflerin daha uzağındasınız ve 1 saat içinde toplantı için ofisten çıkmanız gerekiyor. Biraz kötü bir senaryo çizdik biliyoruz ama zaman zaman iş hayatında olan herkesin yaşadığı bir tablo bu. Günün koşturmacasından biraz olsun sıyrılmak, kendinizi rahatlatmak ve sağlığınız için bir şeyler yapmak ise yine sizin elinizde. Bunun için size basit ve çok kolay uygulayabileceğiniz önerilerimiz var. Ofis içinde kimseyi rahatsız etmeden yapabileceğiniz yoga hareketleri ile stresinizi azaltıp enerjinizi tazeleyebilirsiniz. İşte hayat kurtaracak 7 yoga hareketi.

1 - Bilek ve el esnetme

bilek ve el esnetme

Birçoğumuzun vazgeçilmezi olan bilgisayarlar ve cep telefonları, yoğun ve uzun saatler kullanımların arkasından el ve bilekleriniz üzerinde yıpratıcı etkiler yapabiliyor. Bunun için bilekleriniz ve ellerinizi esneterek rahatlatabilirsiniz. Bunun için öncelikle sırtınızı dik konuma getirerek oturmalı ve ayaklarınızı yere tam basar şekle getirmeniz gerekiyor. Ellerinizi, parmaklarınızdan baskı yapacak şekilde birleştirin hafifçe birbirine doğru bastırın. Bunu yaparken de ritmik şekilde nefes alıp vereceksiniz. Ardından önce sağ elinizle, sol elinizin parmaklarını geriye doğru çekin. Sonra bunu diğer eliniz için tekrarlayın. Son olarak parmaklarınız iç içe geçmiş ve avuç içleriniz birbirine değer halde, omuzlarınızı serbest bırakarak kollarınızı göğsünüz hizasında ileri doğru esnetin.

2 - Köpek duruşu

köpek duruşu

İşyerinde, eğer 5 dakika yalnız kalma şansınız varsa rahatlıkla uygulayabileceğiniz yoga pozisyonlarından biri de köpek duruşudur. Üzerinizdeki stresi alarak güne daha zinde şekilde devam etmenizi sağlayacak bu hareket, aynı zamanda kan akışınızı hızlandırarak zihninizi rahatlatır. Bunun için öne doğru eğilerek ellerinizi paralel şekilde yere koymalısınız. Ardından kalçanızı mümkün olduğunca yukarıya kaldıracaksınız. Bu pozisyonda 1-2 dakika durmaya ve hareketi 4-5 kez tekrar etmeye çalışın.

3 - Bharadvajasana Pozisyonu

iş yerinde yoga

Sırtınızı rahatlatabileceğiniz bu hareketi, ofiste koltukta otururken rahatlıkla yapabilirsiniz. Bunun için önce sağ omuzunu sandalyenize dayayın. Sol elinizle sandalyenin sırtını tutun ve kalçanızla birlikte bu yöne dönerek kendinizi esnetin. Hareketi yaparken doğru noktalarda nefes almayı ve vermeyi unutmayın. Ardından hareketi tam tersi yönde tekrarlayın.

4 - Oturarak öne doğru eğilme

oturarak öne eğilme

Ofisteki koltuğunuzda otururken bu pozisyonla sırtınızı esnetebilir ve kan akışınızı dengeleyebilirsiniz. Sırtınızı önce dik konuma getirerek oturun ve koltuğunuza yaslanın. Ardından ellerinizi, avuç içleriniz karşıyı gösterecek şekilde havada birleştirin. Ayaklarınızı birleştirin ve paralel konuma getirin. Ardından kol pozisyonunuzu bozmadan tüm vücudunuzla birlikte öne doğru eğilin. Ellerinizle ayak başucuna dokunmaya çalışın. Bunu yaparken de nefes almayı unutmayın.

5 - Lotus Duruşu – Pranayama

lotus duruşu

İş dünyasının getirdiği yoğun stresle baş etmenizi sağlayacak en etkili hareketlerden biri belki de Lotus duruşudur. Klasik yoga hareketleri içerisinde yer alan Lotus Duruşu – Pranayama ile tüm enerjinizi dengeleyerek, vücudunuzu tam çalışır hale getirmeniz mümkün. Dik oturun, bacaklarınızı birleştirin, ellerinizi de yoga duruşuna getirin. Nefes alıp verişlerinizi ritmik bir hale getirdikten sonra zihninizi boşaltmaya çalışın. Her nefesle birlikte pozitif enerjiyi içinize alarak, nefes verirken de kötü enerjiyi atmaya çalışın.

6 - Dua ediş mudrası

dua ediş mudrası

Yine klasik yoga hareketleri içerisinde yer alan dua ediş mudrası da ofiste, üzerinizde meydana gelen baskıyı azaltabileceğiniz bir harekettir. Rahat bir oturma yerine geçerek, mümkünse yalnız olacağınız bir ortamda, avuç içlerinizi göğsünüzün ortasında birleştirin. Baş parmaklarınızla kalp atışlarınızı hissetmeye ve kendi içi sesinizi dinlemeye çalışın. Avuç içlerinizi birbirine denk getirin ve eşit şekilde birbirine doğru bastırın. Hafifçe başınızı sağa ve sola eğin. Bunu yaparken derin derin nefesler alıp vermeyi de ihmal etmeyin.

7 – Güvercin duruşu

güvercin duruşu

Ofiste tüm vücudunuzu çalıştırmanızı ve rahatlamanızı sağlayacak bu hareket ile günün stresini atabilirsiniz. Hareket için öncelikle baston gibi dimdik şekilde koltuğunuzda oturmalısınız. Ardından sağ dizinizi öne alarak bükeceksiniz. Sol bacağınız gergin ve arkada kalacak. Sağ ayağınızı vücudunuzdan birkaç santim ötede tutmaya çalışın. Sol kalçanızın yere tam oturduğundan da emin olun. Ellerinizi önce öne, sonra havaya kaldırın. Biraz zor görünse de yaptıkça ne kadar rahatladığınızı fark edeceksiniz.

 

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıyla ortaya çıkan ve özellikle ilerleyen yaşlarda hayat kalitesini oldukça düşüren Alzheimer, her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Hatalı beslenme, kronik hastalıklar, stres gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkan hastalığa dikkat çekmek için 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde farklı etkinlikler düzenleniyor. Yakın geçmişinizin belleklerinizden silinmesini önlemek adına Alzheirmer’dan korunmalısınız! Peki ama nasıl? İşte 8 adımda Alzheimer’dan korunmak için yapmanız gerekenler.

Hızlı Pişirmek Çözüm Değil!

Sağlıklı beslenmek adına tercih ettiğimiz sebzelerinizin, hızlı pişirme sonucunda bir anda vücudunuz için çok zehirli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sebzelerinizi mangal, barbekü ya da is ve duman altında pişirmek yerine ocağınızın altını kısarak hazırlamayı tercih edin. Böylelikle hem daha lezzetli besinler elde edebilir hem de Alzheimer’a neden olan hatalı beslenme biçimlerinden kurtulabilirsiniz.

Yemek Yaptığınız Kaplara Dikkat

Mutfakta Alzheimer’a neden olabilecek kadar tehlikeli bir diğer unsur da pişirme yaptığınız kaplardır. Bu kapların  üretiminde kullanılan kimyasal birçok madde, yoğun ısıda açığa çıkarak özellikle beyninizde hasara neden olan süreçleri tetikleyebilirler. Kimyasal içeren pişirme kapları yerine çelik, cam, porselen gibi daha doğal malzemelerden üretilenleri seçmeye çalışın.


Kilonuzu Kontrol Edin!

Birçok hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’da da kilo kontrolü son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar vücut ağırlığının artmasıyla doğru orantılı olarak Alzheimer görülme sıklığının da arttığını gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi Nöroloji Profesörü Paul Thompson’ın teorisine göre, aşırı kilolu kişilerde fazla yağ beyinde depolanıyor ve damarları daraltıyor… Bu durum da hastalığın görülme oranını artırıyor. Siz siz olun ideal kilonuzu yakalayın ve onu koruyun!

Diyabet ve Kalp Sağlığı Çok Önemli…

Toplum içerisinde çok sık görülen ve neredeyse tüm sağlık sohbetlerinin başını çeken diyabet ve kalp hastalıkları da listemizin bir sonraki sırasında yer alıyor. Çok sayıda bilimsel araştırma, diyabetin ve kalp hastalığının Alzheimer hastalığını doğrudan etkilediğini açıkça gösteriyor. Bir hastalığın önemli başka bir hastalığı tetiklemesini istemeyiz. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı bir yaşam programı sizi Alzheimer’den koruyacaktır.

Beyninizle İnatlaşın!

Beyninizi aktif bir şekilde kullanmak ve zaman zaman onu zorlamak da nörolojik hastalıkların en büyük düşmanlarından biri.  Beyniniz için ekstra mesai yapabilir, sürekli yeni bilgiler öğrenip onu dinamik hale sokabilirsiniz. Araştırmalara göre Alzheimer hastalığı beynini aktif tutmaya gayret eden kişilerde daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bol bol okumak, bir şeyler ezberlemek, bulmaca çözmek ve zihni meşgul edici uğraşlar edinmek işe yarayabilir.

Bol Bol Sosyalleşin

Ruhu dinlendirmek ve hayatın negatif etkilerinden kendinizi arındırmak, Alzheimer ile mücadelede önemli bir faktör. Bunun için de özellikle  sizi mutlu eden kişilerle bir araya gelmeniz, kendinizi daha keyifli hissedeceğiniz ortamlara girmeniz çok işe yarayacaktır. Kurslar, eğitimler gibi daha kalabalık ortamlarda bulunarak sosyalleşmek de çok faydalı olabilir.

Terlemeyi Önleyen Deodorantlardan Kaçının

Araştırmalara göre klasik deodorantların içerisindeki Aluminium Chlorohydrate, Aluminium Zirconium, Paraben vb. içeriklerin Alzheimer hastalığı ile doğrudan ilişkisi var. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda olduğu gibi siz de bu ürünlerin kullanımını azaltabilir ve daha doğal yollarla vücut bakımınızı yapabilirsiniz.

Belki De Kişiliğinizi Değiştirmeniz Gerekecek

Bazı kişilik özelliklerinin Alzheimer’a koruyucu etkisi çok güçlü bir bilimsel iddia. Hedefleri olan, bunlar için mücadele eden, daha çok gülen, mutlu olmaya çalışan bireylerin Alzheimer ile olan savaşta çok daha başarılı olduğu kabul ediliyor.  Siz de kişisel özelliklerinizi değiştirerek hayata daha pozitif bakmaya çalışın. Bu yolla belki de çok daha keyifli bir hayata da merhaba demiş olacaksınız.