Cigna Finan Hemen Bilgi Al

Kanserle Mücadelede Neden Yoga Yapmalı?

HAREKET ET26 Kasım 2016

Kanserle mücadelede pozitif düşünmenin etkisini sadece haberlerde değil, yakın çevrenizde de görmüşsünüzdür. Pek çok araştırmada tedavi sürecinde stresli olmanın kişiyi olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.

Bu noktada yogaya başvuranların sayısı hiç de az değil. Kanser hastaları ve kanseri atlatmış kişiler, yogadan ne gibi faydalar gördüğünü anlattılar.

Derin Bir Rahatlama Hissi İçin

Tedavi sürecinde hayatınızı yavaşlatmanız, stresi ve gerilimi hayatınızdan uzak tutmanız gerekiyor. Buna “iyileşecek miyim?” stresi de dahil. Çünkü kronik stres bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkide bulunuyor. “Demesi kolay” diye içinizden geçiriyor olabilirsiniz. İşte bu noktada yoga devreye giriyor. Çünkü yoga beyinle beden arasında kontrolü sağlamada kendinizi geliştirmenizi sağlıyor. Sizi dengede tutuyor ve daha sakin bir tedavi/iyileşme süreci yaşamanızı sağlıyor.


Hem Fiziksel Hem De Mental Kuvvet Kazanmak İçin

Kanser hastalarının yoga yapmalarının en önemli sebeplerinden biri, böyle ciddi bir rahatsızlıkla karşı karşıya kaldıkları zaman bununla yüzleşmede ve kanserle mücadelede desteğe ihtiyaçlarının olması. Yoga bu anlamda yol gösterici bir etkiye sahip. Çünkü kanser hastalarının vücutlarıyla iletişime geçmelerini sağlıyor. İyileşme için hastaların kendi güçlerini fark etmeleri çok önemli.

Kanserin ve Tedavinin Semptomlarını Azaltmak İçin

Pek çok araştırma, yoganın uyku kalitesini artırdığını ve stres seviyesini azalttığını gösteriyor. Dolayısıyla kanser hastalarının yaşam kalitesini artırmada yoga biçilmiş bir kaftan.

Benzer İhtiyaçlarla Toplanan Bir Grubun Parçası Olmak İçin

Yoga sınıflarında pek çok “hayat değiştiren” özel anlar yaşanır. Bunların hepsi bir araya geldiğinde her zaman için umudu besler. Umut, insana yeni bir gelecek için pek çok seçenek olduğunu gösterir.

Pozitif Seçimler Yapabilmek İçin İlham Verir

Kanserle mücadele etmek ve onu yönetmek kolay değildir. Her yeni gün yeni bir sorunla karşılaşmak olasıdır. Bu da yarınla ilgili endişeler yaratır. Ama yoga yapmak, bu olumsuz duygulara değil, olumlu duygulara yönelmemizi sağlar. Bu noktada sizi anlayan iyi bir yoga hocasıyla birlikte çalışmanız çok önemli.

Yoga kanser üzerinde nasıl güçlü bir pozitif etkiye sahipse, Kansere İnat Yaşasın Hayat sigortası da kendini ve yakınlarını kansere karşı korumak isteyenler için çok etkili bir çözüm. Üstelik bu sigortayla ücretsiz olarak Ayrıcalıklar Kulübü’ne de üye olabiliyorsunuz. Ayrıca poliçenizle beraber spor merkezleri, sigara bırakma merkezleri, beslenme danışmanlığı gibi sağlıklı yaşamı destekleyen birçok aktivitede de %40’a varan indirimlerden faydalanabiliyorsunuz.

 

Kansere İnat Yaşasın Hayat Hemen Başvur

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıyla ortaya çıkan ve özellikle ilerleyen yaşlarda hayat kalitesini oldukça düşüren Alzheimer, her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Hatalı beslenme, kronik hastalıklar, stres gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkan hastalığa dikkat çekmek için 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde farklı etkinlikler düzenleniyor. Yakın geçmişinizin belleklerinizden silinmesini önlemek adına Alzheirmer’dan korunmalısınız! Peki ama nasıl? İşte 8 adımda Alzheimer’dan korunmak için yapmanız gerekenler.

Hızlı Pişirmek Çözüm Değil!

Sağlıklı beslenmek adına tercih ettiğimiz sebzelerinizin, hızlı pişirme sonucunda bir anda vücudunuz için çok zehirli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sebzelerinizi mangal, barbekü ya da is ve duman altında pişirmek yerine ocağınızın altını kısarak hazırlamayı tercih edin. Böylelikle hem daha lezzetli besinler elde edebilir hem de Alzheimer’a neden olan hatalı beslenme biçimlerinden kurtulabilirsiniz.

Yemek Yaptığınız Kaplara Dikkat

Mutfakta Alzheimer’a neden olabilecek kadar tehlikeli bir diğer unsur da pişirme yaptığınız kaplardır. Bu kapların  üretiminde kullanılan kimyasal birçok madde, yoğun ısıda açığa çıkarak özellikle beyninizde hasara neden olan süreçleri tetikleyebilirler. Kimyasal içeren pişirme kapları yerine çelik, cam, porselen gibi daha doğal malzemelerden üretilenleri seçmeye çalışın.


Kilonuzu Kontrol Edin!

Birçok hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’da da kilo kontrolü son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar vücut ağırlığının artmasıyla doğru orantılı olarak Alzheimer görülme sıklığının da arttığını gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi Nöroloji Profesörü Paul Thompson’ın teorisine göre, aşırı kilolu kişilerde fazla yağ beyinde depolanıyor ve damarları daraltıyor… Bu durum da hastalığın görülme oranını artırıyor. Siz siz olun ideal kilonuzu yakalayın ve onu koruyun!

Diyabet ve Kalp Sağlığı Çok Önemli…

Toplum içerisinde çok sık görülen ve neredeyse tüm sağlık sohbetlerinin başını çeken diyabet ve kalp hastalıkları da listemizin bir sonraki sırasında yer alıyor. Çok sayıda bilimsel araştırma, diyabetin ve kalp hastalığının Alzheimer hastalığını doğrudan etkilediğini açıkça gösteriyor. Bir hastalığın önemli başka bir hastalığı tetiklemesini istemeyiz. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı bir yaşam programı sizi Alzheimer’den koruyacaktır.

Beyninizle İnatlaşın!

Beyninizi aktif bir şekilde kullanmak ve zaman zaman onu zorlamak da nörolojik hastalıkların en büyük düşmanlarından biri.  Beyniniz için ekstra mesai yapabilir, sürekli yeni bilgiler öğrenip onu dinamik hale sokabilirsiniz. Araştırmalara göre Alzheimer hastalığı beynini aktif tutmaya gayret eden kişilerde daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bol bol okumak, bir şeyler ezberlemek, bulmaca çözmek ve zihni meşgul edici uğraşlar edinmek işe yarayabilir.

Bol Bol Sosyalleşin

Ruhu dinlendirmek ve hayatın negatif etkilerinden kendinizi arındırmak, Alzheimer ile mücadelede önemli bir faktör. Bunun için de özellikle  sizi mutlu eden kişilerle bir araya gelmeniz, kendinizi daha keyifli hissedeceğiniz ortamlara girmeniz çok işe yarayacaktır. Kurslar, eğitimler gibi daha kalabalık ortamlarda bulunarak sosyalleşmek de çok faydalı olabilir.

Terlemeyi Önleyen Deodorantlardan Kaçının

Araştırmalara göre klasik deodorantların içerisindeki Aluminium Chlorohydrate, Aluminium Zirconium, Paraben vb. içeriklerin Alzheimer hastalığı ile doğrudan ilişkisi var. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda olduğu gibi siz de bu ürünlerin kullanımını azaltabilir ve daha doğal yollarla vücut bakımınızı yapabilirsiniz.

Belki De Kişiliğinizi Değiştirmeniz Gerekecek

Bazı kişilik özelliklerinin Alzheimer’a koruyucu etkisi çok güçlü bir bilimsel iddia. Hedefleri olan, bunlar için mücadele eden, daha çok gülen, mutlu olmaya çalışan bireylerin Alzheimer ile olan savaşta çok daha başarılı olduğu kabul ediliyor.  Siz de kişisel özelliklerinizi değiştirerek hayata daha pozitif bakmaya çalışın. Bu yolla belki de çok daha keyifli bir hayata da merhaba demiş olacaksınız.