Cigna Finan Hemen Bilgi Al

Yazı Yüzerek Geçirmek İçin 10 Neden

HAREKET ET21 Haziran 2017

yüzmek

Sıkılmadan spor yapmanın en iyi yolu olan yüzme, psikolojik olarak da rahatlık veriyor. Yüzerek vücudunuzdaki tüm kasları çalıştırabilir, hayalinizdeki vücut şekline ulaşabilirsiniz. Yaz ayları da resmen geldiğine göre, bütün yazı yüzerek geçirmeniz için 10 nedeni sizin için derledik.

1. Tüm Kaslarınızı Çalıştırıyor

Yüzmenin faydaları arasında ilki, neredeyse tüm kasları eşit oranda çalıştırması. Spor salonu programlarında sadece belli kaslara yoğunlaşarak çalıştığınız için kimi zaman kemik ve kas problemi yaşamanız normal. Ancak yüzmede böyle bir sorunla karşılaşma ihtimaliniz yok. Hal böyle olunca kemik ve eklem sağlığınızı en iyi şekilde korursunuz.

2. Çok Fazla Kalori Yaktırıyor

Yüzme, istenmeyen kalorileri yakarak kısa sürede forma girmek için en iyi yöntemlerden biri. Bir saat normal tempoda yüzerek yaklaşık 500 kalori yakabilirsiniz. Hatta yüzme sırasında metabolizmanız, o kadar hızlanır ki havuzdan veya denizden çıktıktan sonra bile kalori yakmaya devam edersiniz.

yüzerek kalori yakmak

3. Koordinasyonu Artırıyor

Gövde, baş, kollar ve bacaklarla beraber neredeyse vücudunuzdaki bütün kaslar aktif ve dengeli hale geldiği için beden koordinasyonunuz da maksimum düzeye çıkar.

4. Duruş Pozisyonunu Düzeltiyor

Yüzmenin faydaları arasında omurga sağlığını koruması da var. Özellikle bel-sırt ağrısı çekenler, masa başı işlerde çalışan veya duruş problemi yaşayanlar için ideal bir seçim.

5. Herkese Açık

80’li yaşlarda birinin spor salonunda ağır egzersizler yaptığını görmek zor olsa da denizde veya havuzda bu yaş grubuna sıkça rastlamak mümkün. Hatta aynı durum 2-3 yaşlarında çocuklar için de geçerli! Yani yüzme, yaştan ya da fiziksel faktörlerden etkilenmeyen nadir sporlardan biri. Ve enerji veren gençleştirici etkisiyle de herkese hitap ediyor.

yüzmenin faydaları

6. Ferahlatıyor

Bunaltıcı yaz günleri gelip çattığına göre serinlemek ve ferahlamak için herkesin deniz ya da havuz hayali kurduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta bu serinleme ihtiyacının sadece insanlar değil, hayvanlar için de ne kadar gerekli olduğunu yakında görmeye başlayacağız.

7. Sosyalleştiriyor

İster havuzda ister denizde olsun aynı amaçla bir araya gelindiği için sosyalleşmek de kolaylaşıyor. Her ne kadar ebeveynlerin deniz veya havuz keyfi, çocuklarını kontrol ederek geçse de onların bile kaliteli zaman geçirdikleri kesin!

8. Ruh Sağlığına Destek Oluyor

Fiziksel aktivitelerin her yaşta psikolojik sağlığı desteklediği, uzmanlar tarafından kanıtlanmış bir gerçek. Yüzmenin faydaları arasında bu etki de yer alıyor. Su içindeyken bedeni üzerinde hakimiyet kurarak denge sağlayabilenler, zaman içinde düşünceleri üzerinde de kontrol sahibi olabiliyor. İyi hissetmek için harika bir neden daha!

yüzmenin vücuda faydaları

9. Esnekliği Artırıyor

Su içindeyken kemik ve eklemlerde çok düşük düzeyde bir baskı olduğu için kaslarınız gevşiyor, haliyle esnekliğiniz de artıyor. Böylece koşu, bisiklet ve ağırlık çalışması gibi sporlara oranla daha çok verim alıyorsunuz. Kendinizi daha az yorgun hissetmeniz de cabası.

10. Bağışıklık Sistemini Güçlendiriyor

Yüzmenin bağışıklık sisteminizi koruyup güçlendirdiğini biliyor muydunuz? Hücreleriniz yüzerken eşit oranda kan ve oksijen aldığı için vücudunuz toksinlerden arınıyor. Yüzmek, lenf sistemini de düzenleyerek akyuvarlarınızı koruyor ve bedeninizde dengeli bir şekilde dağıtıyor. Bu da başta kanser olmak üzere pek çok sağlık sorunundan korunmanıza yardımcı oluyor.

Kanserle mücadele konusunda sporun yanında beden ve ruh sağlığınıza iyi gelen her şey fazlasıyla önemli. Ancak dünyanın bin bir türlü hali olduğu için her ihtimale karşı önlem almakta fayda var. Kansere İnat Yaşasın Hayat Sigortası ile kendinizi ve sevdiklerinizi güvence altına alırken Cigna Finans Ayrıcalıklar Kulübü’ne ücretsiz olarak üye olarak  sağlıklı beslenmeden sigara bırakma danışmanlığına kadar pek çok hizmetten size özel indirimlerle yararlanabilirsiniz.

 

Kansere İnat Yaşasın Hayat Hemen Başvur

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıyla ortaya çıkan ve özellikle ilerleyen yaşlarda hayat kalitesini oldukça düşüren Alzheimer, her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Hatalı beslenme, kronik hastalıklar, stres gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkan hastalığa dikkat çekmek için 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde farklı etkinlikler düzenleniyor. Yakın geçmişinizin belleklerinizden silinmesini önlemek adına Alzheirmer’dan korunmalısınız! Peki ama nasıl? İşte 8 adımda Alzheimer’dan korunmak için yapmanız gerekenler.

Hızlı Pişirmek Çözüm Değil!

Sağlıklı beslenmek adına tercih ettiğimiz sebzelerinizin, hızlı pişirme sonucunda bir anda vücudunuz için çok zehirli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sebzelerinizi mangal, barbekü ya da is ve duman altında pişirmek yerine ocağınızın altını kısarak hazırlamayı tercih edin. Böylelikle hem daha lezzetli besinler elde edebilir hem de Alzheimer’a neden olan hatalı beslenme biçimlerinden kurtulabilirsiniz.

Yemek Yaptığınız Kaplara Dikkat

Mutfakta Alzheimer’a neden olabilecek kadar tehlikeli bir diğer unsur da pişirme yaptığınız kaplardır. Bu kapların  üretiminde kullanılan kimyasal birçok madde, yoğun ısıda açığa çıkarak özellikle beyninizde hasara neden olan süreçleri tetikleyebilirler. Kimyasal içeren pişirme kapları yerine çelik, cam, porselen gibi daha doğal malzemelerden üretilenleri seçmeye çalışın.


Kilonuzu Kontrol Edin!

Birçok hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’da da kilo kontrolü son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar vücut ağırlığının artmasıyla doğru orantılı olarak Alzheimer görülme sıklığının da arttığını gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi Nöroloji Profesörü Paul Thompson’ın teorisine göre, aşırı kilolu kişilerde fazla yağ beyinde depolanıyor ve damarları daraltıyor… Bu durum da hastalığın görülme oranını artırıyor. Siz siz olun ideal kilonuzu yakalayın ve onu koruyun!

Diyabet ve Kalp Sağlığı Çok Önemli…

Toplum içerisinde çok sık görülen ve neredeyse tüm sağlık sohbetlerinin başını çeken diyabet ve kalp hastalıkları da listemizin bir sonraki sırasında yer alıyor. Çok sayıda bilimsel araştırma, diyabetin ve kalp hastalığının Alzheimer hastalığını doğrudan etkilediğini açıkça gösteriyor. Bir hastalığın önemli başka bir hastalığı tetiklemesini istemeyiz. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı bir yaşam programı sizi Alzheimer’den koruyacaktır.

Beyninizle İnatlaşın!

Beyninizi aktif bir şekilde kullanmak ve zaman zaman onu zorlamak da nörolojik hastalıkların en büyük düşmanlarından biri.  Beyniniz için ekstra mesai yapabilir, sürekli yeni bilgiler öğrenip onu dinamik hale sokabilirsiniz. Araştırmalara göre Alzheimer hastalığı beynini aktif tutmaya gayret eden kişilerde daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bol bol okumak, bir şeyler ezberlemek, bulmaca çözmek ve zihni meşgul edici uğraşlar edinmek işe yarayabilir.

Bol Bol Sosyalleşin

Ruhu dinlendirmek ve hayatın negatif etkilerinden kendinizi arındırmak, Alzheimer ile mücadelede önemli bir faktör. Bunun için de özellikle  sizi mutlu eden kişilerle bir araya gelmeniz, kendinizi daha keyifli hissedeceğiniz ortamlara girmeniz çok işe yarayacaktır. Kurslar, eğitimler gibi daha kalabalık ortamlarda bulunarak sosyalleşmek de çok faydalı olabilir.

Terlemeyi Önleyen Deodorantlardan Kaçının

Araştırmalara göre klasik deodorantların içerisindeki Aluminium Chlorohydrate, Aluminium Zirconium, Paraben vb. içeriklerin Alzheimer hastalığı ile doğrudan ilişkisi var. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda olduğu gibi siz de bu ürünlerin kullanımını azaltabilir ve daha doğal yollarla vücut bakımınızı yapabilirsiniz.

Belki De Kişiliğinizi Değiştirmeniz Gerekecek

Bazı kişilik özelliklerinin Alzheimer’a koruyucu etkisi çok güçlü bir bilimsel iddia. Hedefleri olan, bunlar için mücadele eden, daha çok gülen, mutlu olmaya çalışan bireylerin Alzheimer ile olan savaşta çok daha başarılı olduğu kabul ediliyor.  Siz de kişisel özelliklerinizi değiştirerek hayata daha pozitif bakmaya çalışın. Bu yolla belki de çok daha keyifli bir hayata da merhaba demiş olacaksınız.