Cigna Finan Hemen Bilgi Al

DNA Testi ile Kanseri Önceden Öğrenmek Mümkün mü?

HAREKET ET29 Haziran 2017

dna testi

Kanserle ilgili son yıllarda herkesin konuştuğu bir soru var: DNA testi yaptırarak kanseri önceden öğrenmek mümkün mü? Kanserden korunmanın yolları arasında devrim niteliğinde olabilecek bu konu için son çalışmaları ve farklı görüşleri bir araya getirdik…

DNA Testleri Riskli Kanser Türleri İçin Umut Veriyor

dna testleri

ABD ve Avrupa’da yapılan araştırmalar kanserle ilgili devrim niteliğinde bilgilere ulaşıyor.  Kan testi, akciğer kanserini geleneksel yöntemlere oranla 1 yıl önceden tespit etmeyi başarıyor. Sıvı biyopsi olarak bilinen bu test, kanser henüz herhangi bir belirti vermeden ve sağlık taramalarında çıkmadan önce hastalığı teşhis edebiliyor. Hal böyle olunca Cambridge Enstitüsü’nde çalışan uzman doktorlar, DNA tabanlı testlerin kanseri daha erken öğrenip kontrol altına almaya destek olabileceğini vurguluyor. Bu çalışmalar, özellikle akciğer kanseri gibi metastaz yaparak tüm bedene yayılma riski bulunan kanser türleri için umut vadediyor.

Akciğer Kanserinde Erken Uyarı Mekanizması

Tehlikeli kanser türlerinin önemli bir kısmı, belirtiler geç dönemde ortaya çıktığı için geç teşhis ediliyor. Bu konuda iyi bir haberimiz var: Akciğer kanseri gibi hiçbir klinik bulgu vermeyen bir hastalıkta DNA testi erken uyarı mekanizması olarak 14 kişiden 13’ünde işe yarıyor. Ayrıca kan testi tümörleri sadece 0,3 milimetre hacme sahipken ortaya çıkarabildiği için hastalığı atlatma şansını çok fazla artırıyor.

Genetik Testler Risk Faktörü Olanlar İçin Öneriliyor

genetik testler

Türkiye’de günde ortalama 450 kişiye kanser teşhisi koyulduğundan yola çıkarsak erken teşhisin önemini anlatabiliriz. Özellikle meme kanseri gibi her 8 kadından birini etkileyen bir hastalık söz konusu olunca genetik testlerin önemi yadsınamaz. Bu testler, özellikle ailenizde kanser hikayesi varsa oldukça önemli. Genetik testler, yüksek risk grubunda olup olmadığınızı öğrenebilmeniz için de pek çok uzman tarafından tavsiye ediliyor.

Her Şeyden Önemlisi Önlem Almak

önlem almak

Kan ve DNA testi gibi genetik testler, henüz %100 kesin sonuçlar vermese de her geçen gün artan bilimsel araştırmalar yakın gelecekte umutları maksimum düzeye çıkaracak gibi. Ancak kansere karşı önlem almaya daha genç yaşlardan başlamalı ve sağlık kontrollerinizi düzenli olarak yaptırmalısınız. Sigara ve alkolden uzak durup, düzenli spor yaparak ve sağlıklı beslenerek sadece kanseri değil daha birçok hastalığı engelleyebileceğinizi unutmayın!

Yine de ne zaman ne olacağının hiçbir garantisi yok. Her kötü ihtimale karşı önlem almaktan zarar gelmez. Kansere İnat Yaşasın Hayat Sigortası yaptırmaya ne dersiniz? Bu sigortayla birlikte kendinizi ve sevdiklerinizi güvence altına alabilir, Cigna Finans Ayrıcalıklar Kulübü’ne ücretsiz üye olarak, sağlıklı bir hayat için şart olan pek çok destekleyici hizmetten size özel indirimlerle yararlanabilirsiniz.

 

Kansere İnat Yaşasın Hayat Hemen Başvur

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıyla ortaya çıkan ve özellikle ilerleyen yaşlarda hayat kalitesini oldukça düşüren Alzheimer, her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Hatalı beslenme, kronik hastalıklar, stres gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkan hastalığa dikkat çekmek için 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde farklı etkinlikler düzenleniyor. Yakın geçmişinizin belleklerinizden silinmesini önlemek adına Alzheirmer’dan korunmalısınız! Peki ama nasıl? İşte 8 adımda Alzheimer’dan korunmak için yapmanız gerekenler.

Hızlı Pişirmek Çözüm Değil!

Sağlıklı beslenmek adına tercih ettiğimiz sebzelerinizin, hızlı pişirme sonucunda bir anda vücudunuz için çok zehirli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sebzelerinizi mangal, barbekü ya da is ve duman altında pişirmek yerine ocağınızın altını kısarak hazırlamayı tercih edin. Böylelikle hem daha lezzetli besinler elde edebilir hem de Alzheimer’a neden olan hatalı beslenme biçimlerinden kurtulabilirsiniz.

Yemek Yaptığınız Kaplara Dikkat

Mutfakta Alzheimer’a neden olabilecek kadar tehlikeli bir diğer unsur da pişirme yaptığınız kaplardır. Bu kapların  üretiminde kullanılan kimyasal birçok madde, yoğun ısıda açığa çıkarak özellikle beyninizde hasara neden olan süreçleri tetikleyebilirler. Kimyasal içeren pişirme kapları yerine çelik, cam, porselen gibi daha doğal malzemelerden üretilenleri seçmeye çalışın.


Kilonuzu Kontrol Edin!

Birçok hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’da da kilo kontrolü son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar vücut ağırlığının artmasıyla doğru orantılı olarak Alzheimer görülme sıklığının da arttığını gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi Nöroloji Profesörü Paul Thompson’ın teorisine göre, aşırı kilolu kişilerde fazla yağ beyinde depolanıyor ve damarları daraltıyor… Bu durum da hastalığın görülme oranını artırıyor. Siz siz olun ideal kilonuzu yakalayın ve onu koruyun!

Diyabet ve Kalp Sağlığı Çok Önemli…

Toplum içerisinde çok sık görülen ve neredeyse tüm sağlık sohbetlerinin başını çeken diyabet ve kalp hastalıkları da listemizin bir sonraki sırasında yer alıyor. Çok sayıda bilimsel araştırma, diyabetin ve kalp hastalığının Alzheimer hastalığını doğrudan etkilediğini açıkça gösteriyor. Bir hastalığın önemli başka bir hastalığı tetiklemesini istemeyiz. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı bir yaşam programı sizi Alzheimer’den koruyacaktır.

Beyninizle İnatlaşın!

Beyninizi aktif bir şekilde kullanmak ve zaman zaman onu zorlamak da nörolojik hastalıkların en büyük düşmanlarından biri.  Beyniniz için ekstra mesai yapabilir, sürekli yeni bilgiler öğrenip onu dinamik hale sokabilirsiniz. Araştırmalara göre Alzheimer hastalığı beynini aktif tutmaya gayret eden kişilerde daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bol bol okumak, bir şeyler ezberlemek, bulmaca çözmek ve zihni meşgul edici uğraşlar edinmek işe yarayabilir.

Bol Bol Sosyalleşin

Ruhu dinlendirmek ve hayatın negatif etkilerinden kendinizi arındırmak, Alzheimer ile mücadelede önemli bir faktör. Bunun için de özellikle  sizi mutlu eden kişilerle bir araya gelmeniz, kendinizi daha keyifli hissedeceğiniz ortamlara girmeniz çok işe yarayacaktır. Kurslar, eğitimler gibi daha kalabalık ortamlarda bulunarak sosyalleşmek de çok faydalı olabilir.

Terlemeyi Önleyen Deodorantlardan Kaçının

Araştırmalara göre klasik deodorantların içerisindeki Aluminium Chlorohydrate, Aluminium Zirconium, Paraben vb. içeriklerin Alzheimer hastalığı ile doğrudan ilişkisi var. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda olduğu gibi siz de bu ürünlerin kullanımını azaltabilir ve daha doğal yollarla vücut bakımınızı yapabilirsiniz.

Belki De Kişiliğinizi Değiştirmeniz Gerekecek

Bazı kişilik özelliklerinin Alzheimer’a koruyucu etkisi çok güçlü bir bilimsel iddia. Hedefleri olan, bunlar için mücadele eden, daha çok gülen, mutlu olmaya çalışan bireylerin Alzheimer ile olan savaşta çok daha başarılı olduğu kabul ediliyor.  Siz de kişisel özelliklerinizi değiştirerek hayata daha pozitif bakmaya çalışın. Bu yolla belki de çok daha keyifli bir hayata da merhaba demiş olacaksınız.