Cigna Finan Hemen Bilgi Al

Türk Tiyatro Tarihinin Unutulmaz 12 Kült Eseri

Buradasınız

Yaşa 27 Mart 2018

Türkiye tiyatrosunun geçmişten günümüze gelişimini şu sırayla özetleyebiliriz: Kuklayla başlayarak Tanzimat Dönemi’nde Güllü Agop’un Gedikpaşa’da kurduğu tiyatro topluluğuyla kimlik kazandı. Meşrutiyet Dönemi’nde ilerleme kaydedip Cumhuriyet Dönemi’nde ise olgunluğa erişti. Ve tüm bu süreçte birçok kıymetli eser yaratıldı. Bugün de yerli metinler yazılmaya, özel ve alternatif tiyatroların da artmasıyla yerli tiyatromuz gelişmeye devam ediyor… Ama her şeyden önce tanımamız gereken eserlere bir bakalım istedik.

Şair Evlenmesi


Türk Edebiyatı’nda Batılı tarzda ilk tiyatro eseri olarak karşımıza çıkan Şair Evlenmesi, Şinasi tarafından 1860 yılında yazıldı. Tuluat tiyatrosundan metne dayalı tiyatroya geçiş sistemi de Şair Evlenmesi ile gerçekleşti. Oyun ilk olumsuz eleştirilerin ardından, II. Meşrutiyet sonrası dilbilimci İbrahim Necmi Dilmen’in yönetiminde Selanikli bir tiyatro topluluğu tarafından yeniden sahnelendi. Görücü usulüyle evlenmeyi eleştiren oyun, aynı zamanda din adamlarının mevkisini kötüye kullanmasına ve toplumun cehaletine de vurgu yapıyor.

Hisseli Harikalar Kumpanyası

Hisseli Harikalar Kumpanyası, kuşkusuz Haldun Dormen’in Türk tiyatrosuna kattığı en güzel müzikallerden biri. 1980 yılında Haldun Dormen’in yazdığı ve Egemen Bostancı ile yönettiği müzikalin şarkı sözleri Çiğdem Talu’ya, besteleri Melih Kibar’a müzik yönetimi ise Esin Engin’e ait. İlk versiyonunda Nevra Serezli, Erol Evgin, Adile Naşit, Ayşen Gruda, İlyas Salman, Mehmet Ali Erbil, Belkıs Dilligil, Asuman Arsan, Kartal Kaan ve Turgut Boralı’nın yer aldığı müzikal, Türkiye’nin birçok yerinde 600’den fazla sahnelendi.

Lüküs Hayat

Cemal Reşit Rey tarafından 1933’te bestelenen Lüküs Hayat Opereti’nin kim tarafından yazıldığı hala bir muamma. 1930’da Şehir Tiyatroları’na olan ilginin azalmasıyla Muhsin Ertuğrul, müzikal oyun yapma isteğini Cemal Reşit Rey ve Ekrem Reşit Rey’e iletir. Bir iddiaya göre, yeni bir müzikal yapmak için çalışmaya başlayan kardeşler, müzikalin sözlerini yetiştiremeyeceklerini düşünerek bu görevi o sıralar hapiste bulunan Nazım Hikmet’e verir. Usta şair sözleri yazar ancak hapiste olduğu için onun imzası yerine Ekrem Reşit Rey’in imzası yer alır. Bir başka iddia ise eserde yer alan bazı şarkı sözlerinin Nazım Hikmet’e ait olduğudur. Hangisi doğrudur bilinmez ama Lüküs Hayat’ın ülkede çok ses getirdiği bir gerçek. İlk kez Cumhuriyet’in 10. yıl kutlamalarında sahnelenen oyun, 1958’de Zeki Alpan ve 1962’de Muammer Karaca tarafından da yeniden seyirciyle buluştu. 1985 yılından sonra Şehir Tiyatroları’na taşınan oyun, günümüze kadar birçok farklı ekip tarafından oynandı. Oyunun en ses getiren versiyonu ise Haldun Dormen tarafından sahneye konulan ve Zihni Göktay’ın başroldeki Rıza’yı canlandırdığı versiyondur.

Toros Canavarı

Aziz Nesin’in kaleme aldığı Toros Canavarı, mükemmel bir mizah anlayışına sahip. Oyunda ailesi ile birlikte kıt kanaat geçinen sıradan bir adamın, yanlış anlaşılma sonucu hapse girmesi ve Toros Canavarı haline gelişini izliyoruz. Ailesi ile birlikte kıt kanaat geçinen ve sıradan bir adam olan Nuri Sayaner’in yanlış anlaşılma sonucu yıllardır aranan bir seri katil olan Toros Canavarı yerine hapse girmesini, memleketin içinde bulunduğu durumu ve yönetilme düzenini hicvederek anlatan Nesin, her zamanki gibi üstün zekasını gözler önüne sererek turnayı gözünden vurmuş.

Yedi Kocalı Hürmüz

Tiyatro yazarlığında da en az sinemada olduğu kadar başarılı olan Sadık Şendil’in yazdığı Yedi Kocalı Hürmüz, beyaz perdeye de aktarılan bir eser. Hürmüz’ün aynı anda idare etmeye çalıştığı kocalarıyla yaşadığı komik olayları izleyiciye aktaran oyun, birçok ünlü yönetmen tarafından defalarca sahnelendi. Hatta hala çoğu ekibin hayalini kurduğu en büyük prodüksiyonlar arasında olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki 2017 yılında Müjdat Gezen tarafından da sahneye konulmuştu. Birce Akalay, Yonca Evcimik, Barış Taşkın, İldeniz Çınar, İlker Ayrık, Aykut Taşkın, Ercan Bostancıoğlu gibi oyuncuların sahne aldığı Yedi Kocalı Hürmüz’ün en yeni versiyonunu Tim Show Center’da izleyebilirsiniz.

Kanlı Nigar

Sadık Şendil’in bir diğer unutulmaz eseri, elbette Kanlı Nigar. Oyun ilk olarak Hayali Küçük Ali lakaplı Mehmet Muhittin Sevilen tarafından bir Karagöz-Hacivat oyunu olarak kaleme alındı. Tiyatro olarak sahnelendiğinde ise başrollerinde Münir Özkul ve Altan Karındaş yer aldı. Geleneksel Türk Tiyatrosu’ndan çokça izler barındıran, İsmail Dümbüllü’nün kavuğunu Münir Özkul’a devrettiği bu oyun, Nigar’ın yeni taşındığı mahallede genelev açmasını ve peşi sıra gelen komik olayları anlatıyor. Günümüzde zaman zaman İstanbul Profilo AVM Küçük Salon’da ve İzmir Haldun Dormen Sahnesi’nde sergilenen oyunu izleme şansı bulabilirsiniz.

Sersem Kocanın Kurnaz Karısı

1969 yılında Haldun Taner’in yazdığı Sersem Kocanın Kurnaz Karısı, Osmanlı Ermenisi Tomas Fasulyeciyan’ın kendi adıyla kurduğu kumpanyasının Bursa’da ayakta kalma çabasını anlatıyor. Trajikomik olaylar örgüsünde gelişen ve üç perdeden oluşan oyun, ilk olarak Çetin İpekkaya ve Haldun Taner’in kurduğu Bizim Tiyatro’da oynandı. 1978’deyse İstanbul Şehir Tiyatroları’nda Münir Özkul, Ani İpekkaya, Birsen Kaplangı, Necdet Yakınya, Bilge Zobu, Ragıp Yavuz ve Şahime Erton’un oynadığı oyunu, yine Çetin İpekkaya yönetti. Takvimler 1999’u gösterdiğinde ise usta oyuncu Orhan Alkaya, oyunu tekrar sahneye koydu ama bu kez müzikal olarak… Savaş Dinçel ve Orhan Akkaya’nın sözlerini yazdığı, Melih Kibar’ın bestelediği ödüllü müzikalde, Savaş Dinçel, Atacan Arseven, Sezai Aydın, Ezgim Kılınç, Şebnem Köstem, Bilge Zobu, Nilgün Kasapbaşoğlu, Ragıp Yavuz, Can Doğan, Savaş Barutçu, Esin Eden ve Haşmet Zeybek gibi oyuncular yer aldı. Devlet Tiyatroları tarafından yeniden sahnelenen oyunla ilgili güncel bilgileri Devlet Tiyatroları resmi internet sitesinden öğrenebilirsiniz.

Keşanlı Ali Destanı

İşte karşınızda bir Haldun Taner klasiği daha! Keşanlı Ali Destanı, kısaca Cumhuriyet’in ilk yıllarından Demokrat Parti dönemine kadar olan süreçte, Sineklidağ’da yaşayan Ali’nin aklı ve kalbi arasında yaşadığı gelgitleri anlatıyor. İlk kez 31 Mart 1964 senesinde Gülriz Sururi Engin Cezzar Tiyatrosu’nda sahnelenen oyun, sadece altı yılda Türkiye’de 493 kez sahnelendi. Yalnızca yurt içinde değil, yurt dışında da büyük ses getirdi.

Vatan Yahut Silistre

Namık Kemal deyince akla gelen ilk eserlerden Vatan Yahut Silistre, 1872 yılında kaleme alındı. Yerli tiyatroda romantik türün ilk örneği olan eser, vatanseverlik duygusu üzerine kurulu... Eser ilk kez 1873 yılında Gedikpaşa’daki Güllü Agop Kumpanyası tarafından sahnelendi. Ancak belki de tarihin en olaylı prömiyeri olarak kayıtlara geçti. Çünkü gösterim sonrası halk galeyana gelip ayaklanınca Namık Kemal Mogosa’ya sürüldü. Ancak tek sürgün yiyen Namık Kemal değildi. Bereketzade İsmail Hakkı, Nuri Bey, Ahmet Mithat Efendi ve Ebuzziya Tevfik de zararlı yayın çıkarmak suçuyla Rodos ve Akka’ya gönderildi.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 1961’de yazdığı romanı Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Türkiye’de yaşayanların şark ve garp arasındaki sıkışmışlığını anlatıyor. İstanbul Devlet Tiyatrosu ve Kenter Tiyatrosu başta olmak üzere birçok farklı tiyatro ekibi tarafından sahnelenen oyunun duygusunu anlamak için şu cümle yeterli: “Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır. Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!”

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

İşte Aziz Nesin ile özdeşleşen bir eser daha! Aziz Nesin’in aynı adlı romanından tiyatroya uyarlanan eser, Yaşar Yaşamaz adlı şahsın devlet kayıtlarında ölü görünmesi nedeniyle başından geçen trajikomik olayları anlatıyor. Devlet ve birey ilişkisini sorgulayan Nesin’in bu oyunu, 1989-1990 ve 1993-1998 sezonlarında Kenan Işık; 1999-2000 döneminden 2011’e dek birkaç kez dönüşümlü olarak Ali Düşenkalkar ve Ali Sürmeli tarafından da sahnelendi.

Şark Dişçisi

Osmanlı ve Ermeni Tiyatrosu’nun Molier’i olarak anılan Hagop Baronyan’ın 1869’da yazdığı Şark Dişçisi, Boğos Çalgıcıoğlu tarafından çevrildi. 19. yüzyıl Ermeni ve Osmanlı mizahının en önemli yapıtlarından olan oyun, aile ilişkilerinin yozlaştığı bir ortamda eski eşlerin, yeni aşıkların, kavuşamayan sevgililerin, arkadaşların aralarındaki ilişkiyi müzik eşliğinde eğlenceli ve komik bir dille seyirciye aktarıyor. 2011 ve 2016’da Engin Alkan yorumuyla yeniden sahnelenen oyunun etkisini aldığı ödüllerden de görmek mümkün. Şark Dişçisi, Afife Tiyatro Ödülleri’nde dört dalda aldığı ödüle ek olarak TOBAV Tiyatro Çırakları Başarı Ödülleri, Suna Pekuysal Tiyatro Ödülleri ve İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri’nden de eli boş dönmedi.

YORUM YAP