Ah Şu Dengesiz Hormonlar

Buradasınız

Yaşa 25 Nisan 2016

Bazen durduk yere kendinizi garip hissedersiniz. Bazen canınız hiçbir şey istemez, bazen bir anda öyle bir mutluluk gelir ki olduğunuz yerde dans etmeye başlarsınız. Belirli tetikleyiciler olmadan bu his değişimlerini niye yaşarız?

Özdenetime sahip olduğumuzu düşünürüz ama aslında birkaç küçük salgı bezinin egemenliği altında yaşamlarımıza devam ediyoruz. Nasıl hissedeceğimize biz değil, o salgı bezlerinden salgılanan hormonlar karar veriyor.

Hormonlar Konusuna Basit Bir Bakış

Hormon sözcüğü, antik Yunancadan Fransızcaya geçmiş ve Yunancada “azdırmak” anlamına geliyormuş. 1902 yılında onu ilk kez tıbbi terim olarak kullanan William Bayliss ve Ernest Starling, ona “canlılarda cinsel ve diğer işlevleri düzenleyen kimyasal salgı” anlamını kazandırmışlar.

Çok değil, 30 yıl önce sadece 20 hormonun varlığından haberdardık. Şimdi ise 200’den fazla hormonun var olduğunu biliyoruz.

Hormonların üç ana görevleri var:

  • Büyüme ve farklılaşma,
  • Vücut dengesinin sağlanması,
  • Üreme.

Gördüğünüz gibi, hormonlar neredeyse tüm yaşamımızı belirliyorlar. Peki, neden arada dengesizleşiyor, saçma sapan hareketlerde bulunuyorlar? Örneğin hamile bir kadın neden çöp kamyonun geçişine ağlayabiliyor? Ya da regl dönemindeki bir kadın sürücü, yoğun trafikte ağlayacak kadar nasıl hassaslaşabiliyor? FIFA turnuvasında maçı son dakikada kaybeden bir erkek neden duvara kafa atabiliyor? Cevap: Hepsi aşırı hormon yüklenmesinin ortaya çıkardığı durumlar.

Çocuk, Genç ve Yetişkin Hormonlar

Hormonal değişimler en çok 20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlarda gerçekleşiyor.

Kadınlar için işler biraz daha erken yaşlarda başlar, hipofiz bezi yumurtalıkları uyararak gelişimini başlatır. Başlangıç yıllarında kanamalar düzensiz olsa da, zamanla düzene oturur. 30’lu yaşlarda hayat temposunun artmasına bağlı olarak, sinir ve stres yüzünden regl dönemi sancılı geçmeye başlayabilir. Migren vakasına en çok bu dönemde rastlanır, hormonal dengesizlikler de en çok 40’lı yaşlardan sonra görülür.

Erkekler de benzer dönemlerden geçiyorlar, 20’li yaşlar onların cinsel güçlerinin zirvelerinde oldukları yaşlardır ve testosteron fazlası olan kişilerde saldırganlık görülebilir. 30’lu yaşlarda psikolojik olarak daha kontrollü olmaya başlarlar ve 40’lı yaşlarda olgunluk iyice yerine oturmuştur.

Hormonlarınızı Küstürmek İstemiyorsanız Bunları Yapmayın

  • Aşırı şekerli besinlerden uzak durun; çünkü onlar kilo artışı yapıp bünyede insülin direnci oluşturuyorlar. Bu durum hormonlarınızın dengesini bozuyor; çünkü bazı hücreleriniz ihtiyacı olan enerjiyi alamıyor.
  • Kortizol hormon seviyeniz geceleri rahat uyuyabilmeniz amacıyla düşer. Kortizol “savaş ya da kaç” mantığını oluşturan önemli bir hormondur ve sabahları seviyesi yükselir. Eğer siz uyumazsanız kortizol seviyeniz yükselmeye devam eder ve bu durum kronikleşebilir.
  • Akşamüstü kahve içmek iyi bir fikir değil, ayrıca günde iki fincan kahvenin üstüne çıkmayın. Kafein, kortizol salgılatarak uyku düzeninizi bozabilir.
  • Sizi mutlu hissettiren endorfin hormonu hareket ettiğiniz anlarda yükselir. Düzenli egzersiz yapın, fakat aşırıya kaçmayın. Fazla spor, östrojen seviyelerinizi düşürür.
  • Regl dönemlerinde şekerler ve çikolatalar sizi anlık olarak iyi hissettirebilirler ama uzun vadede etkileri hormonlarınızı dengesizleştirir. Ispanak ve meyve kompostolarını deneyin. Çok daha iyi hissedeceksiniz.

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
5 + 1 =
Bu basit matematik problemini çözün ve sonucu girin. Ör: 1+3 için 4 giriniz.