Köşe Yazarlarının İlham Verici Hayatları: Yazarların Arkasında Yatan Hikayeler
iyihisset
17 Nis 2025
Köşe yazarları, günlük hayata dair analizleri, cesur yorumları ve kaleme aldıkları ilham verici yazılarıyla okuyucuların dünyasına ışık tutan isimlerdir. Ancak onları sadece yazılarıyla tanımak, buzdağının görünen yüzüne bakmak gibidir. Her köşe yazarının arkasında, onları yazmaya iten, fikirlerini şekillendiren ve kalemlerine yön veren bir hikâye vardır. 18 Nisan Köşe Yazarları Günü’nde köşe yazılarıyla iz bırakan bazı isimlerin yaşam öyküleri ve yazarlık serüvenlerini senin için derledik.
Uğur Mumcu: Kalemini Adalet İçin Kullanan Bir Gazeteci

Uğur Mumcu, araştırmacı gazeteciliğin en önemli temsilcilerinden biriydi. 1942 yılında Kırşehir'de doğdu ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Ancak gazeteciliğe olan tutkusu, onu hukuk kariyerinden uzaklaştırdı. Cumhuriyet Gazetesi'nde yazdığı köşe yazıları, özellikle yolsuzluk, terör ve derin devlet ilişkilerine dair önemli bilgiler içeriyordu. 1993 yılında evinin önünde uğradığı bombalı suikast, Türkiye'de basın özgürlüğü konusunda büyük bir kayıp olarak tarihe geçti. Mumcu’nun kalemi, halen araştırmacı gazetecilere ilham vermeye devam ediyor.
Ece Temelkuran: Kadın Hakları ve Toplumsal Sorunlara Dair Güçlü Kalem
Ece Temelkuran, 1973 doğumlu bir gazeteci ve yazardır. Kadın hakları, toplumsal eşitsizlikler ve demokrasi gibi konular üzerine kaleme aldığı köşe yazıları, geniş bir yankı uyandırmıştır. Cumhuriyet ve Milliyet gibi gazetelerde yazılar yazan Temelkuran, uluslararası basında da kendine yer bulmuştur. Eleştirel üslubu nedeniyle zaman zaman baskılarla karşılaşmış olsa da yazmaya devam etmiş ve birçok kitabıyla da ses getirmiştir.
Çetin Altan: Edebiyat ile Gazeteciliği Buluşturan Usta Kalem

Çetin Altan, Türkiye'nin en üretken yazarlarından biriydi. 1927 yılında doğan Altan, edebiyatla iç içe bir yaşam sürdürdü. Yazıları sadece siyasi analizler içermekle kalmaz, aynı zamanda edebi bir tat da sunardı. Milliyet ve Cumhuriyet gibi gazetelerde yazan Altan, köşe yazarlığını edebi bir üslupla buluşturarak toplumun sosyal ve siyasi meselelerini ele aldı. Ayrıca roman ve denemeleriyle de tanınan yazar, birçok ödüle layık görüldü.
Necip Fazıl Kısakürek: Fikir Dünyasında Derin Etkiler Bırakan Yazar
Necip Fazıl Kısakürek, edebi yönüyle bilinse de aynı zamanda köşe yazılarıyla da önemli bir iz bırakmıştır. 1904 yılında İstanbul'da doğan Kısakürek, genç yaşta yazmaya başladı. Fransız eğitim sisteminde yetişmiş olmasına rağmen, zamanla millî ve manevi değerlere yöneldi. Büyük Doğu dergisinde yazdığı yazılar, döneminin entelektüel dünyasında büyük yankı uyandırdı. Hayatı boyunca düşünceleri ve kaleme aldığı yazılar, tartışmalara yol açmış ve fikir dünyasında derin etkiler yaratmıştır.
Hıncal Uluç: Spor ve Hayat Üzerine Kaleme Alınan Yazılar

Hıncal Uluç, Türkiye’de spor yazarlığının en bilinen isimlerinden biridir. 1939 yılında doğan Uluç, uzun yıllar boyunca Sabah Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı. Yazıları yalnızca sporla sınırlı kalmayarak sanat, kültür ve yaşam üzerine de önemli analizler içerdi. Farklı bakış açısı ve cesur yorumlarıyla tanınan Uluç, Türkiye’de spor basınının gelişmesine katkıda bulunmuştur.
Hasan Cemal: Özgür Basının Savunucusu
Hasan Cemal, uzun yıllar boyunca Türkiye'nin önde gelen gazetelerinde köşe yazarlığı yapmış bir isimdir. 1944 doğumlu olan Cemal, Cumhuriyet, Milliyet ve T24 gibi önemli yayın organlarında çalıştı. Gazeteciliğin bağımsız ve eleştirel olması gerektiğine inanan Cemal, köşe yazılarında sık sık basın özgürlüğünü savunmuştur. Yaşadığı baskılara rağmen yazmaya devam eden Cemal, Türkiye'deki basın tarihinin önemli figürlerinden biridir.
Abdi İpekçi: Barış ve Demokrasi Mücadelesi
Abdi İpekçi, Türkiye'de gazetecilik denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biridir. 1929 yılında doğan İpekçi, uzun yıllar Milliyet Gazetesi’nin genel yayın yönetmenliğini yapmış ve Türkiye’de modern gazeteciliğin öncülerinden biri olmuştur. Kaleme aldığı köşe yazılarında barış ve demokrasi vurgusu yaparak toplumsal meseleleri ele almıştır. 1979 yılında bir suikasta kurban gitmesi, Türkiye’de basın özgürlüğüne yapılan en büyük saldırılardan biri olarak kaydedilmiştir.
Köşe yazarlığı, yalnızca gündemi yorumlamak değil, aynı zamanda bir fikrin ve ideolojinin kalemle savunulmasıdır. Bu yazarların her biri, hayatlarını yazmaya adamış, kimi zaman baskılarla karşılaşmış, kimi zaman alkışlanmış ancak daima yazmaya devam etmişlerdir. Onların hikâyeleri, bugün yazmak isteyen herkes için büyük bir ilham kaynağıdır.
Kimi adalet için, kimi spor için, kimi ise edebi bir tat katmak için yazdı; ancak hepsi bir noktada tarihe iz bırakmayı başardı.
