Cigna Finan Hemen Bilgi Al

CrossFit ile İlgili Bilmeniz Gereken Her Şey

HAREKET ET22 Temmuz 2017

crossfit

Etrafınızdaki fit kişilerin yeni açılan bir box’tan, WOD’dan ya da PR’larından bahsettiklerinde hangi dilde konuştuklarını merak ediyorsanız, CrossFit’le ilgili bu yazı bütün sorularınızı cevaplayacak. İşte tüm dünyayı kasıp kavuran CrossFit’le ilgili merak ettiğiniz her şey...

Nedir Bu CrossFit?

crossfit nedir

CrossFit, polis akademilerinin, askeri okulların ve dünya çapında pek çok sporcunun uyguladığı bir genel güç ve kondisyon programıdır. Bölgeler üzerine yoğunlaşan vücut geliştirme sporunun aksine, tüm vücudu yüksek yoğunluklu fonksiyonel hareketlerle çalıştırmayı amaçlar. Her gün farklı bir antrenman programı (WOD - Workout of the day) ile çalışılır. 

Kimler CrossFit Yapabilir?

kimler crossfit yapabilir

Ciddi bir sakatlığı ya da spor yapmasına engel teşkil eden bir durumu olmayan herkes CrossFit yapabilir. Deneyim, yaş ya da cinsiyet fark etmez. Çünkü CrossFit antrenmanlarının ağırlığı ve yoğunluğu sizin kapasitenize göre belirlenir ve sizi her zaman zorlamaya devam edecek şekilde artırılır. Fakat herkes aynı hareketleri yapar. Örneğin bir antrenman, 60 kilogram ağırlıkla squat yapmanızı söylüyor fakat siz yalnızca 20 kilogramla yapabiliyorsanız, ağırlık düşürülür. Hareketi kaç defa tekrarlayabileceğiniz sizin kapasitenize bağlıdır. 

Kimler İçin Mükemmeldir?

crossfit

Daha önce hiç düzenli antrenman yapmadıysanız, klasik spor salonu aletlerinden sıkılıyor, daha etkili ağırlık çalışmalarına nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız CrossFit sizin için harika olabilir. Burada bir eğitmen ve son derece destekleyici bir grup atmosferi eşliğinde güç artırıcı egzersizlere giriş yapabilir, sürekli değişen hareketlerle sıkılmadan kendinize meydan okuyabilirsiniz. Genel program, üç gün spor, bir gün dinlenme şeklindedir fakat bağımlılık yaptığından üyelerin çoğu kendini her gün spora giderken bulabilir. 

Kimler İçin O Kadar Da Mükemmel Değildir?

kimler crossfit yapamaz

Bu egzersiz, bütüncül ve sürekli değişen yapısı itibariyle tek bir alanda uzmanlaşmaya ve vücudun belli bölümlerini güçlendirmeye istekli kişilere pek uygun değildir. Burada genellikle her şeyden biraz yapar ama hiçbirinde uzmanlaşmazsınız. CrossFit’in grup dinamiği pek çok kişiye cazip gelir fakat siz yalnız spor yapmaktan hoşlanıyorsanız, size göre olmayabilir. 

Siz CrossFitçe’ler Nasıl Diyor? 

crossfit

CrossFit’in kendisine has jargonuna ilk anda adapte olmak zor olabilir. İşte bilmeniz gereken önemli CrossFit terimlerinden bazıları:

AMRAP: As Many Reps as Possible - Yapabildiğin kadar set yap. Bu antrenmanlarda belirli bir süre ve 2-3 hareketten oluşan bir süper set verilir ve sınırlı bir sürede yapabileceğiniz kadar set yapmanız beklenir.

WOD: Workout of the Day - Günün antrenman programı

Box: CrossFit salonu

BW: Body Weight - Vücut ağırlığı

EMOM: Every Minute on the Minute - Bir dakika içerisinde yapılan antrenman.

AFAP: As Fast as Possible - Mümkün olduğunca hızlı.

Chipper: Döngü antrenman, ara vermeden başa dönme.

PR: Personal Record - Kişisel rekor

1RM: 1 rep maximum - Maksimum bir tekrar

CrossFit Tehlikeli Mi? 

crossfit tehlikeli mi

Yanlış ellerde evet. Sonuçta büyük güç, büyük sorumluluk. Büyük güce ulaşmak için uzman eğitmenler, ısınma ve esneme hareketleri gerektiriyor. CrossFit egzersizlerinin çoğunun en kısa süre içerisinde tamamlanması istendiğinden, bazı sporcular hız için formdan feragat edebiliyorlar. Tekniğinizi düzeltecek uzman bir eğitmeniniz yoksa bu durum size sakatlık olarak geri dönebilir. Ayrıca sınırlarınızı zorlamak bu işin şanından olsa da, hazır olmadığınız kadar zorlamamaya da dikkat etmelisiniz. Her daim vücudunuzun sinyallerini dinlemeli ve başkalarıyla değil kendinizle yarışmalısınız. 

CrossFit Kadınların Fazla Kas Yapmasına Neden Olur Mu?

crossfit hakkında bilinmeyenler

Günümüzde fit olmak “zayıf” değil, “güçlü” olmak anlamına gelmeye başladı. Giderek daha çok kadın koşu bandından inip serbest ağırlıklara doğru geçiş yapıyor ve hafif kaslı bir görünümü cazip buluyor. Fakat yine de CrossFit’le yeni tanışan kadınların aklında “Conan filmindeki Arnold Schwarzenegger’e döner miyim?” sorusu olabiliyor... Cevabımız tabii ki hayır! Ağırlık kaldırmak sizi daha güçlü yapar, ama özel bir vücut geliştirme rutinine göre yiyip, içmiyor, ekstra gıda desteği ve testosteron almıyor ve yıllardır bu amaç için çalışmıyorsanız sizi irileştirmez. 

CrossFit ve benzeri sporlar, başta kanser olmak üzere pek çok hastalıktan korunmada önemli bir role sahip. Ancak yine de önlem almak için Kansere İnat Yaşasın Hayat Sigortası yaptırmaya ne dersiniz? Bu güvence ile birlikte kendinizi ve sevdiklerinizi güvence altına alırken Cigna Finans Ayrıcalıklar Kulübü’ne ücretsiz üye olabilir, sağlıklı bir hayat için şart olan pek çok destekleyici hizmetten size özel indirimlerle yararlanabilirsiniz.

Kansere İnat Yaşasın Hayat Hemen Başvur

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıyla ortaya çıkan ve özellikle ilerleyen yaşlarda hayat kalitesini oldukça düşüren Alzheimer, her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Hatalı beslenme, kronik hastalıklar, stres gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkan hastalığa dikkat çekmek için 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde farklı etkinlikler düzenleniyor. Yakın geçmişinizin belleklerinizden silinmesini önlemek adına Alzheirmer’dan korunmalısınız! Peki ama nasıl? İşte 8 adımda Alzheimer’dan korunmak için yapmanız gerekenler.

Hızlı Pişirmek Çözüm Değil!

Sağlıklı beslenmek adına tercih ettiğimiz sebzelerinizin, hızlı pişirme sonucunda bir anda vücudunuz için çok zehirli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sebzelerinizi mangal, barbekü ya da is ve duman altında pişirmek yerine ocağınızın altını kısarak hazırlamayı tercih edin. Böylelikle hem daha lezzetli besinler elde edebilir hem de Alzheimer’a neden olan hatalı beslenme biçimlerinden kurtulabilirsiniz.

Yemek Yaptığınız Kaplara Dikkat

Mutfakta Alzheimer’a neden olabilecek kadar tehlikeli bir diğer unsur da pişirme yaptığınız kaplardır. Bu kapların  üretiminde kullanılan kimyasal birçok madde, yoğun ısıda açığa çıkarak özellikle beyninizde hasara neden olan süreçleri tetikleyebilirler. Kimyasal içeren pişirme kapları yerine çelik, cam, porselen gibi daha doğal malzemelerden üretilenleri seçmeye çalışın.


Kilonuzu Kontrol Edin!

Birçok hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’da da kilo kontrolü son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar vücut ağırlığının artmasıyla doğru orantılı olarak Alzheimer görülme sıklığının da arttığını gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi Nöroloji Profesörü Paul Thompson’ın teorisine göre, aşırı kilolu kişilerde fazla yağ beyinde depolanıyor ve damarları daraltıyor… Bu durum da hastalığın görülme oranını artırıyor. Siz siz olun ideal kilonuzu yakalayın ve onu koruyun!

Diyabet ve Kalp Sağlığı Çok Önemli…

Toplum içerisinde çok sık görülen ve neredeyse tüm sağlık sohbetlerinin başını çeken diyabet ve kalp hastalıkları da listemizin bir sonraki sırasında yer alıyor. Çok sayıda bilimsel araştırma, diyabetin ve kalp hastalığının Alzheimer hastalığını doğrudan etkilediğini açıkça gösteriyor. Bir hastalığın önemli başka bir hastalığı tetiklemesini istemeyiz. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı bir yaşam programı sizi Alzheimer’den koruyacaktır.

Beyninizle İnatlaşın!

Beyninizi aktif bir şekilde kullanmak ve zaman zaman onu zorlamak da nörolojik hastalıkların en büyük düşmanlarından biri.  Beyniniz için ekstra mesai yapabilir, sürekli yeni bilgiler öğrenip onu dinamik hale sokabilirsiniz. Araştırmalara göre Alzheimer hastalığı beynini aktif tutmaya gayret eden kişilerde daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bol bol okumak, bir şeyler ezberlemek, bulmaca çözmek ve zihni meşgul edici uğraşlar edinmek işe yarayabilir.

Bol Bol Sosyalleşin

Ruhu dinlendirmek ve hayatın negatif etkilerinden kendinizi arındırmak, Alzheimer ile mücadelede önemli bir faktör. Bunun için de özellikle  sizi mutlu eden kişilerle bir araya gelmeniz, kendinizi daha keyifli hissedeceğiniz ortamlara girmeniz çok işe yarayacaktır. Kurslar, eğitimler gibi daha kalabalık ortamlarda bulunarak sosyalleşmek de çok faydalı olabilir.

Terlemeyi Önleyen Deodorantlardan Kaçının

Araştırmalara göre klasik deodorantların içerisindeki Aluminium Chlorohydrate, Aluminium Zirconium, Paraben vb. içeriklerin Alzheimer hastalığı ile doğrudan ilişkisi var. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda olduğu gibi siz de bu ürünlerin kullanımını azaltabilir ve daha doğal yollarla vücut bakımınızı yapabilirsiniz.

Belki De Kişiliğinizi Değiştirmeniz Gerekecek

Bazı kişilik özelliklerinin Alzheimer’a koruyucu etkisi çok güçlü bir bilimsel iddia. Hedefleri olan, bunlar için mücadele eden, daha çok gülen, mutlu olmaya çalışan bireylerin Alzheimer ile olan savaşta çok daha başarılı olduğu kabul ediliyor.  Siz de kişisel özelliklerinizi değiştirerek hayata daha pozitif bakmaya çalışın. Bu yolla belki de çok daha keyifli bir hayata da merhaba demiş olacaksınız.