Cigna Finan Hemen Bilgi Al

Hangi Meditasyon Türü Sana Uygun?

HAREKET ET04 Mart 2017

Yogaya yeni başlayanlardansanız, kendinize uygun meditasyonun hangisi olduğu konusunda kafanız karışmış olabilir. O kadar çok melez yoga türleri var ki, ne yapacağınızı şaşırmanız çok normal. Zaten her meditasyon çeşidi, herkes için uygun olmayabilir. İşte karakterinize ve amaçlarınıza daha uygun olabilecek 7 meditasyon türü.

Başlangıç olarak:

Farkındalık amaçlı meditasyonlar zihinde stabil bir dinginlik sağlıyor. Aşağıdaki yoga biçimlerinden bazıları zihinsel teknikleri temel alırken, bazıları derinlere ulaşmak için daha ileri gidiyorlar. Nasıl mı? Nefesi manipüle ederek veya farklı objeler kullanarak bilinç durumunu etkiliyorlar. Şunu da küçük bir not olarak düşelim: Farkındalık temelli meditasyonlar, Budist geleneğinden gelirken; diğerleri Hindu meditasyon tekniklerine dayanıyorlar.

1.Aydınlanma arıyorsanız:


Vipassana’yı deneyin. Sanskrit kökenli olan bu kelime “iç görü” anlamına geliyor. Deneyimleyenin daha derin bir bilinç seviyesine ulaşıp gerçekliği görmesini amaçlayan birtakım meditasyon türü tekniklerini barındırıyor. Klasik Vipassana, 2500 yıllık bir Budist geleneği olmakla birlikte nefes farkındalığına odaklandığınızda, iç görü yeteneğinizi geliştiriyor.

2.Masanızdan ayrılmadan egzersiz yapmak istiyorsanız:

Dzogchen’i deneyin. Buna bir çeşit tantrik meditasyon diyebiliriz. Gözler açık yapılan bu egzersizde, duygu ve düşüncelerinizi etiketlemekten kaçınmanız öneriliyor. Buradaki amaçsızlığınız, aslında amaçlarınızı bulmanızı sağlıyor.

 

3.Vücut dışı bir deneyim arıyorsanız:

Transandantal Meditasyon’u deneyin. Sukhasana adındaki rahat oturuş pozisyonunda yapılan bu meditasyon türü sayesinde zaman ve mekandan arınıyorsunuz. Nefes düzenini aktif olarak değiştiren ve ruh halini başkalaştıran bir mantraya odaklanılıyor. Transandantal Meditasyon, Hindu meditasyonunun bir çeşididir.

4.Bağışlanmaya ihtiyacınız varsa:

Şefkat meditasyonunu deneyebilirsiniz. Batı’da oldukça popüler olan bu uygulama, merhameti geliştirmeye dayalı bazı Tibet geleneklerine benzese de aslında meditasyonun oldukça yeni bir çeşidi. Korku ve acıdan gelen özgürlüğü temel alan bir mantranın tekrar edilmesiyle, kendinize ve etrafınızdakilere olan yaklaşımınızı değiştirebiliyorsunuz.

 

5.Daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyorsanız:

Kundalini’yi deneyin. Bu bir yoga egzersizi olmakla birlikte, ruhsal Hindu felsefesi sayesinde tantrik enerjiye ulaşmanızı sağlıyor. Çakralarınızdaki enerji, omurgalarınızdan başınıza yükseliyor. Bunu yaparken nefesinizi kullanarak enerjinizi artırmayı amaçlayabilirsiniz. Egzersizin sonunda uyku gibi saf bir enerji türüne ulaşılıyor.

 

6.Dik oturmakta problem yaşıyorsanız:

Qi gong’u deneyin. Kundalini’ye oldukça benzeyen Qi Gong, nefesi kullanarak enerjiyi tüm vücutta dolaştırmayı sağlayan, sonunda bilinci de düzenleyen bir Tao metodudur.

 

7.Kurallara ve rehberliğe ihtiyaç duyuyorsanız:

Zazen’i deneyin. Buda’nın binlerce yıl önce yaptığı gibi hiçbir nesneye odaklanmadan, gerçekliğe ulaşmadaki doğal yeteneğinizi keşfedene kadar oturmalısınız. Gözler, eller, jest ve mimikleri disipline etmek hayatınızı da disipline sokacaktır.

 

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıyla ortaya çıkan ve özellikle ilerleyen yaşlarda hayat kalitesini oldukça düşüren Alzheimer, her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Hatalı beslenme, kronik hastalıklar, stres gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkan hastalığa dikkat çekmek için 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde farklı etkinlikler düzenleniyor. Yakın geçmişinizin belleklerinizden silinmesini önlemek adına Alzheirmer’dan korunmalısınız! Peki ama nasıl? İşte 8 adımda Alzheimer’dan korunmak için yapmanız gerekenler.

Hızlı Pişirmek Çözüm Değil!

Sağlıklı beslenmek adına tercih ettiğimiz sebzelerinizin, hızlı pişirme sonucunda bir anda vücudunuz için çok zehirli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sebzelerinizi mangal, barbekü ya da is ve duman altında pişirmek yerine ocağınızın altını kısarak hazırlamayı tercih edin. Böylelikle hem daha lezzetli besinler elde edebilir hem de Alzheimer’a neden olan hatalı beslenme biçimlerinden kurtulabilirsiniz.

Yemek Yaptığınız Kaplara Dikkat

Mutfakta Alzheimer’a neden olabilecek kadar tehlikeli bir diğer unsur da pişirme yaptığınız kaplardır. Bu kapların  üretiminde kullanılan kimyasal birçok madde, yoğun ısıda açığa çıkarak özellikle beyninizde hasara neden olan süreçleri tetikleyebilirler. Kimyasal içeren pişirme kapları yerine çelik, cam, porselen gibi daha doğal malzemelerden üretilenleri seçmeye çalışın.


Kilonuzu Kontrol Edin!

Birçok hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’da da kilo kontrolü son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar vücut ağırlığının artmasıyla doğru orantılı olarak Alzheimer görülme sıklığının da arttığını gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi Nöroloji Profesörü Paul Thompson’ın teorisine göre, aşırı kilolu kişilerde fazla yağ beyinde depolanıyor ve damarları daraltıyor… Bu durum da hastalığın görülme oranını artırıyor. Siz siz olun ideal kilonuzu yakalayın ve onu koruyun!

Diyabet ve Kalp Sağlığı Çok Önemli…

Toplum içerisinde çok sık görülen ve neredeyse tüm sağlık sohbetlerinin başını çeken diyabet ve kalp hastalıkları da listemizin bir sonraki sırasında yer alıyor. Çok sayıda bilimsel araştırma, diyabetin ve kalp hastalığının Alzheimer hastalığını doğrudan etkilediğini açıkça gösteriyor. Bir hastalığın önemli başka bir hastalığı tetiklemesini istemeyiz. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı bir yaşam programı sizi Alzheimer’den koruyacaktır.

Beyninizle İnatlaşın!

Beyninizi aktif bir şekilde kullanmak ve zaman zaman onu zorlamak da nörolojik hastalıkların en büyük düşmanlarından biri.  Beyniniz için ekstra mesai yapabilir, sürekli yeni bilgiler öğrenip onu dinamik hale sokabilirsiniz. Araştırmalara göre Alzheimer hastalığı beynini aktif tutmaya gayret eden kişilerde daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bol bol okumak, bir şeyler ezberlemek, bulmaca çözmek ve zihni meşgul edici uğraşlar edinmek işe yarayabilir.

Bol Bol Sosyalleşin

Ruhu dinlendirmek ve hayatın negatif etkilerinden kendinizi arındırmak, Alzheimer ile mücadelede önemli bir faktör. Bunun için de özellikle  sizi mutlu eden kişilerle bir araya gelmeniz, kendinizi daha keyifli hissedeceğiniz ortamlara girmeniz çok işe yarayacaktır. Kurslar, eğitimler gibi daha kalabalık ortamlarda bulunarak sosyalleşmek de çok faydalı olabilir.

Terlemeyi Önleyen Deodorantlardan Kaçının

Araştırmalara göre klasik deodorantların içerisindeki Aluminium Chlorohydrate, Aluminium Zirconium, Paraben vb. içeriklerin Alzheimer hastalığı ile doğrudan ilişkisi var. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda olduğu gibi siz de bu ürünlerin kullanımını azaltabilir ve daha doğal yollarla vücut bakımınızı yapabilirsiniz.

Belki De Kişiliğinizi Değiştirmeniz Gerekecek

Bazı kişilik özelliklerinin Alzheimer’a koruyucu etkisi çok güçlü bir bilimsel iddia. Hedefleri olan, bunlar için mücadele eden, daha çok gülen, mutlu olmaya çalışan bireylerin Alzheimer ile olan savaşta çok daha başarılı olduğu kabul ediliyor.  Siz de kişisel özelliklerinizi değiştirerek hayata daha pozitif bakmaya çalışın. Bu yolla belki de çok daha keyifli bir hayata da merhaba demiş olacaksınız.