Cigna Finan Hemen Bilgi Al

Meditasyon ile Beynimizin Nasıl Değiştiğini Gösteren 7 Araştırma

HAREKET ET28 Kasım 2016

Son dönemde yapılan bir dizi araştırmalar var ki, meditasyona karşı tüm bakış açınızı değiştirecek! Ön yargılarınız varsa kırılacak, zaten meditasyon yapıyorsanız daha şevkli olacaksınız.

Beynin yaşlanmasına karşı koruyucu

Geçen yıl Kaliforiya Üniversitesi’nde (UCLA) yapılan bir araştırmaya göre, uzun süre meditasyon yapanların beyni yapmayanlarınkine oranla daha geç yaşlanıyor. Yapılan çalışmanın yaratıcısı Florian Kurth, başlangıçta meditasyonun beynin belli kısımlarında etki göstereceğini belirtirken, belli bir zaman sonra tüm beyni etkileyen bir sonuca ulaştıklarını söylüyor.


Sakinleştirici etkisi var

Son birkaç yıldır Yale Üniversitesi’nde yürütülen en ilginç çalışmalardan biri, farkındalık meditasyonunun beynin DMN (Default Mode Network) aktifliğini azalttığı üzerine. Bunu kötü bir şey olarak düşünmeyin. Şöyle ki DMN’in aktif olması, zihnimizin düşünceden düşünceye sıçradığı anların da aktif olması demek. Bu aktiflik hali ise geçmiş veya gelecek endişesi gibi mutsuzluk verici bağlantılar kurmamıza neden oluyor. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki meditasyon DMN üzerinde sakinleştirici etki yaratıyor. 

Depresyonla mücadelede etkili

2014 yılında Johns Hopkins’in meditasyonun anksiyete ve depresyona etkileri üzerine çalışması, araştırmacı Madhav Goyal ve ekibine de ilham olmuş. Ekibin yaptığı araştırmaya göre meditasyon ile antidepresanların etkisi neredeyse aynı. Ancak Goyal, “Bu sonuç, sadece meditasyonun yeterli olduğu anlamına gelmemeli. Meditasyonun sihirli bir değneği yok. Meditasyon, semptomları yönetmede iyi bir yardımcı ve beynin farkındalığını artırmada etkili bir antrenman olarak görülmeli” diyor.

Konsantrasyonu artırıyor

Malum dikkat eksikliği ve konsantrasyon problemi sadece çocuklarda görülmüyor. Bu sorun yetişkinlerin de hayatına engel oluyor. Amerika’da yapılan bir araştırmada, meditasyonun sadece birkaç haftada dahi odaklanmayı ve sözel muhakemeyi geliştiren etkileri gözleniyor. Bu sonuç şaşırtıcı olmamakla birlikte özellikle kişinin iş hayatına da olumlu etki ediyor.

Bağımlılıktan kurtulmaya yardımcı

Beynin kendini kontrol ettiği bölgesiyle ilgili yapılan araştırmalarda, meditasyonun bağımlılığı azaltmadaki etkisi sıkça karşımıza çıkıyor. Bunlardan biri de Amerikan Akciğer Derneği’nin yaptığı sigarayı bırakma programının sonuçları. Programda farkındalık meditasyonu yapıp sigarayı bırakanlar, 17 haftalık bir takibe alınıyor ve bağımlılıklarından kurtulma oranları geleneksel yöntemlere göre daha yüksek çıkıyor.

Çocuklarda başarıyı artırıyor

Bu tam anlamıyla kanıtlanmış bir sonuç değil ama San Francisco’daki bir bölgede başarısızlık oranı yüksek okullarda denenen bir programın olumlu sonuçlar verdiği görülmüş. Günde iki kez meditasyon programının uygulandığı okullarda not ortalamasında artışın yanı sıra bilişsel ve duygusal faydaların da arttığı kaydedilmiş.

Sosyal anksiyete ile savaşıyor

Farkındalık meditasyonunun sosyal anksiyete bozukluğu olanlara yardımcı etkisini gösteren bir araştırma da Stanford Üniversitesi’nde yapılmış. Çalışmayı yapan ekip, Farkındalık Tabanlı Stres Azaltma (MBSR) olarak anılan bir meditasyon türüyle beynin dikkatle ilgili bölümlerinde değişiklik meydana geldiğini söylüyor. Aynı zamanda sosyal anksiyete semptomlarında da azalma göze çarpıyor. 

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıyla ortaya çıkan ve özellikle ilerleyen yaşlarda hayat kalitesini oldukça düşüren Alzheimer, her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Hatalı beslenme, kronik hastalıklar, stres gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkan hastalığa dikkat çekmek için 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde farklı etkinlikler düzenleniyor. Yakın geçmişinizin belleklerinizden silinmesini önlemek adına Alzheirmer’dan korunmalısınız! Peki ama nasıl? İşte 8 adımda Alzheimer’dan korunmak için yapmanız gerekenler.

Hızlı Pişirmek Çözüm Değil!

Sağlıklı beslenmek adına tercih ettiğimiz sebzelerinizin, hızlı pişirme sonucunda bir anda vücudunuz için çok zehirli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sebzelerinizi mangal, barbekü ya da is ve duman altında pişirmek yerine ocağınızın altını kısarak hazırlamayı tercih edin. Böylelikle hem daha lezzetli besinler elde edebilir hem de Alzheimer’a neden olan hatalı beslenme biçimlerinden kurtulabilirsiniz.

Yemek Yaptığınız Kaplara Dikkat

Mutfakta Alzheimer’a neden olabilecek kadar tehlikeli bir diğer unsur da pişirme yaptığınız kaplardır. Bu kapların  üretiminde kullanılan kimyasal birçok madde, yoğun ısıda açığa çıkarak özellikle beyninizde hasara neden olan süreçleri tetikleyebilirler. Kimyasal içeren pişirme kapları yerine çelik, cam, porselen gibi daha doğal malzemelerden üretilenleri seçmeye çalışın.


Kilonuzu Kontrol Edin!

Birçok hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’da da kilo kontrolü son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar vücut ağırlığının artmasıyla doğru orantılı olarak Alzheimer görülme sıklığının da arttığını gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi Nöroloji Profesörü Paul Thompson’ın teorisine göre, aşırı kilolu kişilerde fazla yağ beyinde depolanıyor ve damarları daraltıyor… Bu durum da hastalığın görülme oranını artırıyor. Siz siz olun ideal kilonuzu yakalayın ve onu koruyun!

Diyabet ve Kalp Sağlığı Çok Önemli…

Toplum içerisinde çok sık görülen ve neredeyse tüm sağlık sohbetlerinin başını çeken diyabet ve kalp hastalıkları da listemizin bir sonraki sırasında yer alıyor. Çok sayıda bilimsel araştırma, diyabetin ve kalp hastalığının Alzheimer hastalığını doğrudan etkilediğini açıkça gösteriyor. Bir hastalığın önemli başka bir hastalığı tetiklemesini istemeyiz. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı bir yaşam programı sizi Alzheimer’den koruyacaktır.

Beyninizle İnatlaşın!

Beyninizi aktif bir şekilde kullanmak ve zaman zaman onu zorlamak da nörolojik hastalıkların en büyük düşmanlarından biri.  Beyniniz için ekstra mesai yapabilir, sürekli yeni bilgiler öğrenip onu dinamik hale sokabilirsiniz. Araştırmalara göre Alzheimer hastalığı beynini aktif tutmaya gayret eden kişilerde daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bol bol okumak, bir şeyler ezberlemek, bulmaca çözmek ve zihni meşgul edici uğraşlar edinmek işe yarayabilir.

Bol Bol Sosyalleşin

Ruhu dinlendirmek ve hayatın negatif etkilerinden kendinizi arındırmak, Alzheimer ile mücadelede önemli bir faktör. Bunun için de özellikle  sizi mutlu eden kişilerle bir araya gelmeniz, kendinizi daha keyifli hissedeceğiniz ortamlara girmeniz çok işe yarayacaktır. Kurslar, eğitimler gibi daha kalabalık ortamlarda bulunarak sosyalleşmek de çok faydalı olabilir.

Terlemeyi Önleyen Deodorantlardan Kaçının

Araştırmalara göre klasik deodorantların içerisindeki Aluminium Chlorohydrate, Aluminium Zirconium, Paraben vb. içeriklerin Alzheimer hastalığı ile doğrudan ilişkisi var. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda olduğu gibi siz de bu ürünlerin kullanımını azaltabilir ve daha doğal yollarla vücut bakımınızı yapabilirsiniz.

Belki De Kişiliğinizi Değiştirmeniz Gerekecek

Bazı kişilik özelliklerinin Alzheimer’a koruyucu etkisi çok güçlü bir bilimsel iddia. Hedefleri olan, bunlar için mücadele eden, daha çok gülen, mutlu olmaya çalışan bireylerin Alzheimer ile olan savaşta çok daha başarılı olduğu kabul ediliyor.  Siz de kişisel özelliklerinizi değiştirerek hayata daha pozitif bakmaya çalışın. Bu yolla belki de çok daha keyifli bir hayata da merhaba demiş olacaksınız.