Cigna Finan Hemen Bilgi Al

Beklenmedik Şekilde Sonuçlanan 6 Psikoloji Deneyi

YAŞA09 Eylül 2017

Psikolojinin inceleme konusu, dünyanın en karmaşık varlığı olan insan. Bu nedenle psikolojiyi uçsuz bucaksız, karmaşık bir bilim dalı olarak tanımlayabiliriz. Psikoloji deneyleri de birey ve toplum sağlığı açısından oldukça önemli. Ancak her bilim dalında olduğu gibi psikolojide de deneyler esnasında şaşırtıcı sonuçlar çıkabiliyor!   

Deney 1: Kalabalık mı yoksa tek bir kişi mi hayat kurtarır?


Birlikten kuvvet doğar atasözünden yola çıkan herkesin vereceği cevap belli: Tabii ki kalabalık! Bunu merak eden bir grup psikolog, bir oyuncuya kalabalığın yakınında epilepsi nöbeti taklidi yaptırdı ve şaşırtıcı bir sonuca ulaştı… Yalnız kişilerin yardıma muhtaç birini kurtarma olasılığı çok daha fazla. Psikoloji literatürüne “seyirci etkisi” olarak geçen bu kavrama göre olası bir yardım ihtiyacında mekanın kalabalığı arttıkça muhtaç kişiye müdahale etme olasılığı düşüyor. Herkes aynı yerde bulunan bir başka kişinin yardım edeceğini düşünerek yoluna devam ediyor, çoğu zaman hiç kimse yardım etmiyor…

Deney 2: Stanford Hapishane Deneyi

Stanford Üniversitesi’nde psikolog Philip Zimbardo tarafından yapılan deneyin amacı mahkum veya gardiyan olmanın psikolojik derinliğini incelemekti. 24 üniversite öğrencisi mahkum veya gardiyan olarak seçildi ve üniversitenin bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildi. Rol yapan sıradan üniversite öğrencilerinin davranışları bir anda değişmeye başladı… Gerçek birer mahkum ve gardiyan gibi davranmaya başlayan öğrencilerden mahkum pozisyonunda olanlar duygusal travmalar geçirirken gardiyan konumunda olanların ise birçoğunda sadist eğilimler ortaya çıktı. Üstelik mahkumlardan ikisi deneyin henüz başındayken devam edemeyeceğini söyleyerek ayrıldı. Hal böyle olunca Zimbardo altıncı günün sonunda deneyi bitirmek zorunda kaldı. Dünyanın en ünlü psikoloji deneyleri arasında yer alan Stanford Hapishane Deneyi, beklenmedik sonucu nedeniyle günümüzde pek çok filme de ilham kaynağı oldu.

Deney 3: Paranın miktarı bakış açısını etkiliyor mu?

Bir grup öğrenciden kendileri gibi öğrencilerin düzenlediği bir protestoyu bastıran polis memurlarını haklı çıkarmaya yönelik bir metin yazmaları istendi. Ayrıca yazıları için 0.50 ile 10 dolar arasında değişen paralar teklif edildi. Deney ilginç bir şekilde sonuçlandı… 0.50 dolar alan öğrencilerin 10 dolar alanlara oranla polise karşı daha fazla sempati içeren metinler yazdığı ortaya çıktı. Çünkü fazla para, öğrenciler tarafından rüşvet şeklinde yorumlanırken az para ise gerçek bir ödül olarak algılandığı belirtildi.

Deney 4: Kayıp çocuk!

Kayıp çocuk deneyi, bireylere ve onların algılarına dair eleştirel bir yaklaşıma da sahip. Deney için sözde kayıp bir çocuğun fotoğraflı bir ilanı hazırlanarak popüler bir mağazanın camına yapıştırılır. Müşterilerden kimi ilanı inceler kimi ise ilana pek dikkat etmez. Ancak hiç kimse mağazanın içindeki çocuğun farkına bile varamaz… Bu deney, “günlük hayatta çevremizde olup bitenlere karşı ne kadar ilgiliyiz?” sorusunu akıllara getiriyor.

Deney 5: Canavara dönüşen insanlar

Salonun ortasında tepkisizce oturan bir kadın… Kadının hemen yanında, üzerinde gül, tüy, makas ve tabanca gibi onlarca cismin olduğu bir masa… Deneye katılanların bu masadaki herhangi bir şeyi seçerek altı saat boyunca kadına istedikleri şeyi yapma özgürlüğü… Bu tüyler ürpertici deney sizce nasıl sonuçlanmış olabilir? Deneye katılanlar bir süre sonra kadının saçlarını kesmeye, hatta onu dövmeye başladılar! Deneyin beklenmedik bir sonucu var: Bir insanın canavara dönüşmesi için normal davranış kurallarının ortadan kalkması yeterli. Gördüğünüz gibi psikoloji deneyleri, insana dair kimi zaman rahatsız edici gerçekleri de ortaya çıkarabiliyor.

Deney 6: Hangi kişinin psikolojik sorunları var?

Problemleri olan yedi kişi psikiyatri kliniğine başvurdu ve hepsi de acı çektikleri gerekçesiyle kontrol altına alındı. Yalnız bu hastaların hepsi aslında rol yapıyordu. Dahası bu sözde hastalar arasında yer alan ünlü bir psikolog, belirtileri nasıl taklit ettiklerini anlatan bir makale yayımladı. Bu da haliyle psikiyatrik tanıların güvenilirliğine gölge düşürdü. Psikolog, üç ay boyunca ismini verdiği bir hastaneye yeni “sözde hasta”lar göndereceğini söyleyerek psikiyatrilere dikkatli olmalarını söyledi. Bu süre zarfında hastanede toplam 41 tane sözde hasta yakalandı. Ancak psikolog aslında hiç kimseyi bu hastaneye göndermedi…

NOT: Yapılan araştırmalar sıkıntı, stres gibi faktörlerin hücrelere doğrudan zarar vererek kansere kadar giden hastalıklara neden olabileceğine işaret ediyor. Yani her ihtimale karşı önlem almakta fayda var. Cigna Finans Kansere İnat Yaşasın Hayat Sigortası yaptırmaya ne dersiniz? Bu sigortayla kendinizi ve sevdiklerinizi kansere karşı koruma altına alabilirsiniz. Üstelik Ayrıcalıklar Kulübü’ne ücretsiz üye olarak spor merkezleri, sigara bırakma ve beslenme danışmanlığı gibi birçok hizmetten %40’a varan indirimlerle yararlanabileceksiniz.

Kansere İnat Yaşasın Hayat Hemen Başvur

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
YAŞA 23 Eylül 2017

Dünya, her yıl 23 Eylül’de gece ile gündüzün sürelerini eşitleyerek bize kış mevsiminin geldiğini haber verir. Halk arasında daha yaygın bir söylemle sonbahar ekinoksu ya da güntün eşitliği olarak da ifade edilen bugün, evrenin kendi içerisindeki muhteşem döngüsünün sadece küçük bir yansıması gibidir. Pek çok ülkede baz alınan bilimsel saate göre 22 Eylül’de, saat 20.02’de gerçekleşen bu olay yılda 2 kez tekrarlanır. Var olan her şeyin bir anlamı ve sonucu olduğunu bize bir kez daha hatırlatan 23 Eylül ekinoksuyla ilgili bilmediğiniz 10 doğruyu öğrenmek ister misiniz?

Her İki Kutup Noktası Da Güneş’i Selamlar

Her yıl ekinoksun olduğu bugünde Kuzey Kutup noktasında kaybolarak batan güneş, aynı anda Güney Kutup noktasında doğmaya başlar. Dünyanın her iki ucu da aydınlatıcımız olan güneşi selamlar ve aydınlanır.

Gündüz ve Gece Tam Olarak Eşitlenmez

Bugüne kadar ekinokslarla ilgili edindiğimiz bilgilere göre bugün her yerde tam olarak 12 saat gece ve 12 saat gündüz olur. Ancak işin aslı öyle değildir. Yapılan ince hesaplamalara göre ekinokslarda dünyanın birçok noktasında gündüz 12 saatten birkaç dakika daha fazla sürebiliyor. Kuzey yarım kürede bulunan birçok noktada, ekinoks günlerinde gece-gündüz eşit bir şekilde gözlemlenmiyor. Bu an genelde 25-28 Eylül tarihleri arasında herhangi bir zamana denk geliyor.


Sonbaharda Hava, İlkbahara Göre Daha Sıcaktır

Ekinoks günlerinin olduğu 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde dünyanın herhangi bir noktasında ölçüm yaptığınızda her iki tarihte de eşit miktarda güneş ışığı aldığını görürsünüz. Ancak yine de sonbaharda, yani 23 Eylül’de hava, 21 Mart’a göre daha sıcak olur. Bunun sebebi dünyanın yaklaşık olarak yüzde 71’ini kaplayan okyanusların ısınıp soğuması için gereken süredir. Suyun ısınıp soğuması, havadan daha uzun sürer. İşte halk arasında pastırma yazı olarak da bilinen sonbahar sıcaklarının sebebi de budur.

Ekvatorda Gölge Boyu 0 Derece Olur

Ekinoks gününde güneş ışınları, tam öğle vaktinde Ekvator’a 90 derecelik bir açıyla düşer. Bunun için de eğer tam bu vakitte Ekvator’da olsaydınız gölgenizin boyu 0 olurdu. Güneş ışınları bu tarihten itibaren güney yarım küreye dik düşmeye başlar.  

Alacakaranlık Süresi En Aza İner

23 Eylül tarihinde tan süresi de en aza iner. Amerika’da bir araştırma için 4 şehirde alacakaranlık süreleri ölçüldüğünde tan sürelerinin o yılın en kısa zamanına denk geldiği görülmüştür. 23 Eylül alacakaranlığında havanın hem daha erken hem de büyük bir hızla kararmaya başladığı fark edilir.

Dünyanın Ekseni En Dik Halini Alır

Dünyanın kutup noktalarından geçtiği varsayılan çizgi, Güneş’in etrafındaki yörünge çizgisiyle yaklaşık 23 derece 27 dakikalık bir açı yaparak döner. Ekinokslarda ise bu açı 90 dereceye ulaşır. Bu yüzden 21 Mart ve 23 Eylül’de Güneş ışınları dünyaya en dik şekliyle ulaşır ve yeryüzü diğer günlerden daha fazla ısınır.

Göçmen Kuşlar Bu Tarihten İtibaren Göç Etmeye Başlar

Güneş’in gökyüzünde çizdiği yay bugünden itibaren yavaş yavaş güneye kaymaya başlar. Havaların soğuduğunu ve Güneş’in de yön değiştirdiğini fark eden göçmen kuşlar 23 Eylül’le beraber güney yönüne doğru göç etmeye başlar.

Fomalhaut Yıldızı Gökyüzünde Belirginleşir

Fomalhaut Güneş’ten yaklaşık 25 ışık yılı uzaklıkta, oldukça parlak bir yıldızdır. Güneybalığı takımyıldızının en parlak yıldızı olan Fomalhaut, ekinoks itibariyle gökyüzündeki yerini tekrar yer alır. Sözcük anlamı Arapça’da balinanın ağzı anlamına gelen yıldız, sonbahar boyunca ve kış aylarının ilk günlerinde gökyüzünün güneyinde görünür. Belki siz de bakarsanız görebilirsiniz.