Cigna Finan Hemen Bilgi Al

Yeni Nesil Ebeveyn Felsefesi: Mutlu Anne, Mutlu Çocuk

Buradasınız

Sev 08 Nisan 2018

Çocukları söz konusu olduğunda “Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim” ya da “Evladımı büyütürken saçımı süpürge ettim” laflarını dilinden eksik etmeyen geleneksel annelerin devri çoktan kapandı. Elbette annelerin fedakarlığı ve karşılıksız sevgisi hiçbir zaman değişmiyor. Ama yeni nesil anneler artık çocuklarını dünyanın merkezine koymak yerine, onları mutlu hayatlarının doğal bir parçası olarak kabul ediyorlar.

Pedagogların da onayladığı bu felsefeyi biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz? Neden mutlu anne eşittir mutlu çocuk anlatalım...

Toplumsal Yargıları Değil Kalbinin Sesini Dinlemek


İnsan doğası gereği, kendisine dayatılan her şeyi reddetme eğilimindedir. Aynı kural ebeveynliğin getirdiği sorumluluklar için de geçerlidir. Çok değil, bundan 30-40 sene önce kadınların çalışma hayatına atılması istisnai bir durum olarak nitelendirilirdi. Çünkü o dönemin toplumsal yargılarına göre kadın, iyi bir eş ve anne olması gereken, çocuklarının ve eşinin her türlü ihtiyacına yetişmekle sorumlu bir toplumsal role sahipti. Günümüz dünyasına geldiğimizde ise kadınların çalışma hayatına aktif olarak dahil olduklarını görsek de, ne yazık ki çalışan annelere karşı gelişen “mahalle baskısı” tamamen sona ermiş değil. Aile büyükleri ve akraba çevresinden gelen “İşe gideceğine evde çocuğunun başında dur” tarzı eleştiriler ve işverenlerin anne olan çalışanlarına karşı geliştirdikleri ön yargılı tutum, çalışan annelerin üzerinde ciddi bir baskı oluşturabiliyor. Ne yazık ki pek çok anne bu baskıya karşı direnemeyerek, çok sevdikleri mesleklerinden feragat ederek mutsuz olabiliyorlar.

Yine çocuk yetiştirme biçimi konusunda pek çok farklı eleştiriye maruz kalabilen anneler, bu yüzden çocukları ile gönüllerinden geçtiği gibi bağ kuramayabiliyorlar. İşte annenin mutlu bir birey olarak mutlu çocuklar yetiştirmesinin altın kurallarından biri, çocuk yetiştirme tarzına yönelik eleştirilerden etkilenmek yerine iş-aile dengesini iyi ayarlayan ve sorumluluklarını yerine getiren bir çalışan anne olmaktır.

Anneliği Kadın Olmanın Bir Parçası Olarak Görmek

Annelik hiç kuşkusuz kadın cinsine bahşedilen özel bir armağandır. Ancak unutmamak gerekir ki, bir kadın anne olduktan sonra da kadın olmaya devam eder. Bu yüzden mutlu anne olabilmek için önce mutlu ve kendiyle barışık bir kadın olmak gerekir. Örneğin çocuk sahibi oldunuz diye her zaman giymekten çok hoşlandığınız topuklu ayakkabılarınızdan ya da yüzünüze çok yakıştığını düşündüğünüz kırmızı rujunuzdan vazgeçmek zorunda değilsiniz.

Aynı şekilde her an çocuğunuzla olmak, sizi yorabilir. Onsuz da zaman geçirebilmeli, çeşitli aktiviteler yapabilmelisiniz. Bu durum, çocuğunuzun da ilerleyen yıllarda size daha çok saygı duyan bir birey olmasını sağlar. Aynı zamanda ona güzel bir örnek olursunuz.

Kısacası her daim çocuğunuzun yanında olmayacağınızı baştan kabullenmeniz gerekiyor. Onların yanında olmadığınız zamanlarda gönlünüz rahat olsun istiyorsanız, Aileme Değer Ferdi Kaza Sigortası’nı inceleyebilirsiniz.

“Mükemmel Anne” Fenomenine Kanmamak

Özellikle son yıllarda Instagram’da fazlasıyla gördüğümüz “süper anne” fenomenine çok fazla itibar etmemeniz gerekiyor. Kendini, görünürde aynı anda 10 işi bir arada yapabilen, çocuğunun peşinde koşarken makyajı bile bozulmayan ve hatta hayatında hatalara yer olmayan bu profillerle kıyaslamak sizi fazlasıyla mutsuz edecektir. İşte bu noktada annenin, ebeveyn olmanın hata yapmaya ve gelişime açık bir süreç olduğunu kabul ederek, kendi anneliğini başkalarıyla yarıştırmaması gerekiyor.

Yeni Nesil Hemen Başvur

YORUM YAP