Cigna Finan Hemen Bilgi Al

Meyve Yağlarının Şaşırtan Faydaları

HAREKET ET04 Eylül 2017

Meyve yağları, günümüzün en popüler alternatif tedavi yöntemleri arasında. Cilt problemlerinden sindirim sistemine, tırnak sağlığına kadar pek çok konuda destekleyici rol oynayan meyve yağlarının faydaları, konuya ilgili herkesin dikkatini çekiyor. Peki nedir bu faydalar, hangisi neye iyi gelir?

1. Kayısı Yağı

kayısı yağı

Genelde yaşlanmayı geciktirici etkisiyle ön plana çıksa da kayısı yağının pek bilinmeyen bir yararı daha var… Kayısı ve kayısı çekirdeği yağı tırnak bakımında da kullanılabilir. Çünkü tırnakları güçlendirerek soyulmalarını, kırılmalarını engelliyor, daha sağlıklı görünmelerini sağlıyor. Tırnak bakımı yaptıktan sonra bir pamuk yardımıyla el ve ayak tırnaklarına kayısı yağı sürebilirsiniz. Olumlu etkileri birkaç hafta içinde fark edeceksiniz.

2. Hindistan Cevizi Yağı

Meyve yağlarının faydaları konusundaki bilinçlenme arttıkça hayatımıza yeni ürünler de giriyor. Mesela hindistan cevizi yağının popülerliği  son yıllarda artıyor. Özellikle cilde olan etkileriyle ön plana çıkan hindistan cevizi yağı, makyaj temizleyici olarak gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Ayrıca içeriğindeki asitler kötü kokuları engellediği için roll-on olarak cilde uygulanabilir.

3. Limon Yağı

limon yağı

Limon yağının canlandırıcı ve ferahlatıcı kokusu insana zindelik hissi veriyor. Kendini yorgun ve uykusuz hissettiğiniz zaman konsantrasyonunuzu toplamak, nefesinizi açmak istiyorsanız bir parça pamuğa birkaç damla limon yağı damlatarak koklayabilirsiniz. Unutmayın ki yapılan araştırmalara göre turunçgillerin aromaları psikolojiye iyi geliyor.

4. Böğürtlen Yağı

Böğürtlen Yağı

Meyve yağlarının faydaları söz konusu olunca böğürtlenden bahsetmeden olmaz. Böğürtlen yağının birçok kozmetik ürüne eklenmesine şaşırmamak gerek. Özellikle cilt temizliğinde canlandırıcı bir tonik etkisi yaratan böğürtlen yağı, bir çay bardağı suya 2-3 damla katılarak pamuk yardımıyla yüze uygulanabilir.

5. Çilek Yağı

 Çilek Yağı

Çilek yağından 3-4 damla ekleyeceğiniz vazelin ile düzenli olarak ayak bakımı yapabilirsiniz. Bu karışımla topuklarınızı yumuşatabilirsiniz. Ayrıca parmak aralarına masaj şeklinde uygulayarak hem ayak kokusunu hafifletebilir hem de ayaklarını rahatlatabilirsiniz.

6. Avokado Yağı

Avokado Yağı

Avokado yağı, tüm cilt tipleri için uygun olan müthiş bir nemlendirici. Ayrıca kollajen üretimini artırdığı için cildin kırışıp yaşlanmasını da engelliyor. Cildin nemliliğini de uzun süre koruyan avokado yağı, piyasadaki en iyi kozmetik nemlendirici ürünlerden bile daha etkili olabilir.

7. Portakal Yağı

portakal yağı

B, C, E vitaminleri ile potasyum, çinko, fosfor, magnezyum, demir açısından zengin olan portakal yağı iç ve dış iltihapların giderilmesine yardım ediyor. Bedeni toksinlerden arındıran portakal yağı ayrıca sindirim sistemini düzenliyor, hazım sorunlarına iyi geliyor. Haftanın üç günü bir bardak suya birkaç damla portakal yağı damlatarak içebilirsiniz. Unutmayın ki vücuttaki toksinler zaman için kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına bile neden olabiliyor. Sağlıklı yaşam ve alternatif yöntemler haricinde de önlem almakta büyük yarar var.

Kansere İnat Yaşasın Hayat Sigortası yaptırarak kendinizi kanser riskine karşı güvence altına almaya ne dersiniz? Bu sigortaya sahip olarak, kanser hastalığına yakalanmanız durumunda 250.000 TL’ye varan toplu para ödemesi alabilirsiniz. Üstelik, bu maddi desteği ister tedavi masraflarınız ister fatura, kira, kredi gibi diğer masraflarınız için dilediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Detaylı bilgi için.

Uyarı: Meyve yağları, soğuk pres yöntemiyle %100 organik gıdalardan elde edilmelidir. Neredeyse hepsinin içeriğinde olan asitler, uygunsuz kullanım durumunda ciltte tahribatlara neden olabiliyor. Pek çoğunun su vb. ürünlerle seyreltilerek kullanılmaları oldukça önemli. Unutma ki alternatif tıp, gerçek tıbbın yerini asla tutmaz. Bu nedenle böyle basit tedavi ve bakım uygulamalarında dahi bir aromaterapi uzmanından görüş almakta fayda var.

Kansere İnat Yaşasın Hayat Hemen Başvur

YORUM YAP

CAPTCHA
This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Beynin normal organizasyonunu ve fonksiyonunu bozmasıyla ortaya çıkan ve özellikle ilerleyen yaşlarda hayat kalitesini oldukça düşüren Alzheimer, her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Hatalı beslenme, kronik hastalıklar, stres gibi çok farklı nedenlerle ortaya çıkan hastalığa dikkat çekmek için 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde farklı etkinlikler düzenleniyor. Yakın geçmişinizin belleklerinizden silinmesini önlemek adına Alzheirmer’dan korunmalısınız! Peki ama nasıl? İşte 8 adımda Alzheimer’dan korunmak için yapmanız gerekenler.

Hızlı Pişirmek Çözüm Değil!

Sağlıklı beslenmek adına tercih ettiğimiz sebzelerinizin, hızlı pişirme sonucunda bir anda vücudunuz için çok zehirli olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sebzelerinizi mangal, barbekü ya da is ve duman altında pişirmek yerine ocağınızın altını kısarak hazırlamayı tercih edin. Böylelikle hem daha lezzetli besinler elde edebilir hem de Alzheimer’a neden olan hatalı beslenme biçimlerinden kurtulabilirsiniz.

Yemek Yaptığınız Kaplara Dikkat

Mutfakta Alzheimer’a neden olabilecek kadar tehlikeli bir diğer unsur da pişirme yaptığınız kaplardır. Bu kapların  üretiminde kullanılan kimyasal birçok madde, yoğun ısıda açığa çıkarak özellikle beyninizde hasara neden olan süreçleri tetikleyebilirler. Kimyasal içeren pişirme kapları yerine çelik, cam, porselen gibi daha doğal malzemelerden üretilenleri seçmeye çalışın.


Kilonuzu Kontrol Edin!

Birçok hastalıkta olduğu gibi Alzheimer’da da kilo kontrolü son derece önemlidir. Yapılan araştırmalar vücut ağırlığının artmasıyla doğru orantılı olarak Alzheimer görülme sıklığının da arttığını gösteriyor. Kaliforniya Üniversitesi Nöroloji Profesörü Paul Thompson’ın teorisine göre, aşırı kilolu kişilerde fazla yağ beyinde depolanıyor ve damarları daraltıyor… Bu durum da hastalığın görülme oranını artırıyor. Siz siz olun ideal kilonuzu yakalayın ve onu koruyun!

Diyabet ve Kalp Sağlığı Çok Önemli…

Toplum içerisinde çok sık görülen ve neredeyse tüm sağlık sohbetlerinin başını çeken diyabet ve kalp hastalıkları da listemizin bir sonraki sırasında yer alıyor. Çok sayıda bilimsel araştırma, diyabetin ve kalp hastalığının Alzheimer hastalığını doğrudan etkilediğini açıkça gösteriyor. Bir hastalığın önemli başka bir hastalığı tetiklemesini istemeyiz. Düzenli kontrollerinizi yaptırın ve doktorunuzla sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı bir yaşam programı sizi Alzheimer’den koruyacaktır.

Beyninizle İnatlaşın!

Beyninizi aktif bir şekilde kullanmak ve zaman zaman onu zorlamak da nörolojik hastalıkların en büyük düşmanlarından biri.  Beyniniz için ekstra mesai yapabilir, sürekli yeni bilgiler öğrenip onu dinamik hale sokabilirsiniz. Araştırmalara göre Alzheimer hastalığı beynini aktif tutmaya gayret eden kişilerde daha ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Bol bol okumak, bir şeyler ezberlemek, bulmaca çözmek ve zihni meşgul edici uğraşlar edinmek işe yarayabilir.

Bol Bol Sosyalleşin

Ruhu dinlendirmek ve hayatın negatif etkilerinden kendinizi arındırmak, Alzheimer ile mücadelede önemli bir faktör. Bunun için de özellikle  sizi mutlu eden kişilerle bir araya gelmeniz, kendinizi daha keyifli hissedeceğiniz ortamlara girmeniz çok işe yarayacaktır. Kurslar, eğitimler gibi daha kalabalık ortamlarda bulunarak sosyalleşmek de çok faydalı olabilir.

Terlemeyi Önleyen Deodorantlardan Kaçının

Araştırmalara göre klasik deodorantların içerisindeki Aluminium Chlorohydrate, Aluminium Zirconium, Paraben vb. içeriklerin Alzheimer hastalığı ile doğrudan ilişkisi var. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda olduğu gibi siz de bu ürünlerin kullanımını azaltabilir ve daha doğal yollarla vücut bakımınızı yapabilirsiniz.

Belki De Kişiliğinizi Değiştirmeniz Gerekecek

Bazı kişilik özelliklerinin Alzheimer’a koruyucu etkisi çok güçlü bir bilimsel iddia. Hedefleri olan, bunlar için mücadele eden, daha çok gülen, mutlu olmaya çalışan bireylerin Alzheimer ile olan savaşta çok daha başarılı olduğu kabul ediliyor.  Siz de kişisel özelliklerinizi değiştirerek hayata daha pozitif bakmaya çalışın. Bu yolla belki de çok daha keyifli bir hayata da merhaba demiş olacaksınız.